reflu.gen.tr https://www.reflu.gen.tr Reflü, Reflü Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, reflu.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Tue, 22 Oct 2019 00:00:00 +0000 60 Reflü Öksürüğü https://www.reflu.gen.tr/reflu-oksurugu.html Wed, 14 Nov 2018 21:23:54 +0000 Reflü Öksürüğü, Gastroözofagal reflü rahatsızlığı veya asid reflüsü mide içerisindeki sıvının yemek borusu içerisine geri kaçmasıdır. Bu yemek borusuna geri kaçan sıvı hasta olan kişilerin bir kısmında yemek bo Reflü Öksürüğü, Gastroözofagal reflü rahatsızlığı veya asid reflüsü mide içerisindeki sıvının yemek borusu içerisine geri kaçmasıdır. Bu yemek borusuna geri kaçan sıvı hasta olan kişilerin bir kısmında yemek borusuna zarar verebilmektedir. Kaçan sıvı içerisinde mide asidi ve proteinin sindirilmesinde kullanılan pepsin adlı enzim bulunmaktadır. Bu sıvıda yemek borusuna zararlı bir asittir. Mideden yemek borusuna kaçan asidin mide, boğaz, yemek borusu, ses telleri ve akciğerlere yaptığı tahrişle ortaya çıkan rahatsızlığa reflü denmektedir. Reflü kuru ve şiddetli öksürük yapmasının yanında ses kısılması, ağız kokusu, diş sararması, diş çürümesi, kronik sinüzit, mide ekşimesi, mide ve göğüs bölümünde yanma hissi oluşturabilmektedir. Vücudumuzdaki yemek ve soluk borumuzda koruyucu zar bulunmamaktadır. Bu nedenle mide içerisindeki sıvının yemek borusuna kaçması şiddetli yanma ve öksürük oluşturmaktadır. Reflü hastaığı kişilerde sürekli, şiddetli ve kuru öksürük oluşturmaktadır. Bu rahatsızlıkların ve şiddetli öksürüğün geçmesi için 2 tedavi yöntemi bulunmaktadır. 

Reflü Öksürüğü
Kişisel Tedavi: Yatarken yüksek yada çift yastık kullanılırsa kişi uyurken asitin mideden yemek borusuna geçişi zorlaşır. Bu sebeple reflü rahatsızlığı olan kişiler yattıklarında başları mümkün olduğunca yüksek seviyede olmalıdır. Bu hastalığa sahip olanların reflüye sebep olacak yada tetikleyecek yiyecek ve içecekleri tüketmemesi gerekmektedir. Çikolatalı gıdalar, baharatlı yiyecekler, kafein, portakal suyu ve asitli gıdalardan uzak durulmalıdır. Aşırı yemek yemekten kaçınılmalıdır.

İlaç Tedavisi: Reflü tedavisinde asit kontrolünü sağlayacak ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır. İlaç kullanımı süreklilik gerektirdiği için ilaç kullanımı bırakıldığında tekrar edebilmektedir. Bu ilaçları kullanırken oluşabilecek yan etkileri doktorla konuşulmalıdır.

Reflünün Oluşumunun ve Etkilerinin (öksürük, mide yanması vb) Nedenleri:
  • Mide fıtığı
  • Şişmanlık
  • Midenin fazla asit salgılaması
  • Alkol ve sigara kullanımı
  • Mideye bir anda aşırı besin gönderilmesi
  • Sırt üstü yatmak
  • Aşırı yağlı yiyeceklerin tüketilmesi
  • Gıdaların mideden bağırsaklara geçişinin yavaşlaması
]]>
Çocuklarda Reflü https://www.reflu.gen.tr/cocuklarda-reflu.html Wed, 14 Nov 2018 22:29:38 +0000 Çocuklarda Reflü, Reflü, halk arasında genellikle mide reflüsü olarak bilinir ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması durumudur. Tıp literatüründe adı gastro özafagealdir. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek bo Çocuklarda Reflü, Reflü, halk arasında genellikle mide reflüsü olarak bilinir ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması durumudur. Tıp literatüründe adı gastro özafagealdir. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Reflü de en sık görülen şikayetve belirti mide ve göğüs yanmasıdır. 

Çocuklarda ve özellikle yeni doğan bebeklerde ilk aylarda sıkça rastlanılan bir rahatsızlıktır. Çocuklarda görülen en sık yemek borusu hastalığıdır. Okul öncesi dönemi çocuklarda reflü belirtisi genellikle karın ağrısı, mide bulantısı, midede yanma ve kalp bölgesinde ağrıdır.  Yutağa kadar gelen mide asiti dişlerde kalarak çürümeye neden olabilir. Okul döneminde çocuklarda, mide ağrısı, mide bulantısı ve midede yanma yine en çok görülen belirtiler arasında yer almaktadır. 

Çocuklarda Reflü
Okul döneminden büyük çocuklarda karın ağrısı, mide yanması ve ağza acı su gelmesi şeklinde kendini gösterir. Bu dönemde reflünün oluşturduğu tahribat oldukça yüksektir ve gastrit veya ülser gibi hastalıkların da başlangıcı olabilir. Reflü tedavisi, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, ilaç tedavi, koruyucu önlemler ve cerrahi tedavi ile mümkündür. Çocuklar düzenli beslenmeye, gaz veya asit içeren besin ve içeceklerden uzak durmaya özen göstermelidir. 

Reflü hastalığına bağlı olarak çocuklarda ortaya çıkabilecek rahatsızlıklar,
  • Çocukta kilo kaybı ve kilo alamama
  • Solunumun durması ve apne nöbetleri geçirmesi
  • Sık sık aakciğer enfeksiyonları geçirmesi
  • Göğüs ağrıları, iştahsızlık
  • Yemek borusu tahrişi sonucu darlık meydana gelmesi
  • Solunum yollarına asit kaçması sonucu oluşan akciğer enfeksiyonları
  • Mide fıtıkları
  • Yemek borusunun tahriş olması ile oluşan kanamalar
  • Ses kısıklığı
  • Sık sık boğazı temizleme ihtiyacı
  • Tekrarlayan zatürre
  • Larenjit ve farenjit gibi boğaz enfeksiyonu
]]>
Reflü Hastalarının Yememesi Gerekenler https://www.reflu.gen.tr/reflu-hastalarinin-yememesi-gerekenler.html Thu, 15 Nov 2018 05:19:17 +0000 Reflü hastalarının yememesi gerekenler, bazı gıdalar sindirim anında mide ve yemek borusu arasında bulunan ve mide asidinin yemek borusuna çıkışını engelleyen özofagus kasının zorlanmadan görevini yerine getirmesi Reflü hastalarının yememesi gerekenler, bazı gıdalar sindirim anında mide ve yemek borusu arasında bulunan ve mide asidinin yemek borusuna çıkışını engelleyen özofagus kasının zorlanmadan görevini yerine getirmesine yardımcı olur. Özofagus kasında oluşan hasar kasın zayıflamasına ve görevini tam olarak yerine getirememesine neden olur. Domates, çikolata, alkol, sigara, limon, portakal, greyfurt, nane gibi gıdalar özellikle reflü şikayeti olan kişilerde kasn düzgün çalışmamasına sebep olur. Çünkü bu tarz gıdalar mide asidi üretimini arttırarak sindirimin daha uzun sürmesine yol açabilir.

Her insanın sindirimi farklı çalıştığı için tüketilen her gıda her vücutta aynı etkiyi yaratmayabilir. Reflü takları genellikle asitli, kafeinli gıdaların tüketimi ile tetiklenir. Bazı gıdaların tüketimi ile belirtiler şiddetlenebilir. Kişi hangi gıdayı tükettiğinde reflü şikayetleri artıyorsa o gıdadan uzak durarak reflüyü kontrol altına alabilir. Kişiye özel bir beslenme programı oluşturarak reflü şikayetlerinden kurtulmak mümkündür.

Reflü Hastalarının Yememesi Gerekenler

Yağlı Gıdalar: Yağlı gıdalar zor sindirildiği için mide daha çok asit salgılamak durumunda kalır. Yağ ayrıca sindirimin daha yavaş çalışmasına neden olan bir besin kaynağıdır. Dolayısı ile reflü olasılığını arttıran bir özellik taşır. Yağlı ve ağır yiyeceklerden oluşturulan bir öğün yerine hafif gıdalar tercih edilmelidir. Koruyucu madde içeren gıdalar, kızartmalar ve konserve ürünlerden uzak durarak reflü kontrol altına alınabilir.

Reflü Hastalarının Yememesi Gerekenler

Domates: Domates sağlık açısından yararlı likopen adlı bir madde içerse de, yüksek oranda asit içerdiği için reflü hastaları için uygun bir besin değildir. Domates, domates salçası, ketçap, domates sosu ve domates suyu reflüyü olumsuz yönde etkileyerek şikayetleri arttırabilir.

Sarımsak Ve Soğan: Soğan ve sarımsağı özellikle çiğ olarak tüketmek reflü ile alakalı olarak mide ekşimesine yol açar. Ancak yukarıda da söylediğimiz gibi her vücut yapısı farklı olabileceğinden soğan ve sarımsak her vücutta aynı etkiyi yaratmayabilir. Soğan ve sarımsağın reflüyü tetiklediğini ancak kişi kendisi anlayabilir. Eğer soğan ve sarımsak tükettikten sonra mide ekşimesi gibi reflü şikayetleri oluşuyorsa beslenme listesinden soğan ve sarımsak çıkarılmalıdır.

Baharatlı yiyecekler: Aşırı acı ve baharat içeren yiyecekler midede yanma, ekşime gibi reflü yakınmalarına yol açabilir. Dolayısı ile yemeklere eklene baharat miktarı sınırlandırılarak reflü kontrol altına alınabilir.

Nane: Nane mide ve yemek borusu arasında yer alan kasın zayıflamasına yol açmaktadır. Bu durumda mide asidinin yemek borusuna ulaşması kolaylaşır ve asit nedeniyle yanma hissi oluşur. Reflü şikayeti olan kişi naneli çay, şeker ve taze nane tüketiminden kaçınmalıdır.

Reflü Hastalarının Yememesi Gereken Diğer Yiyecekler

  • Portakal
  • Mandalina
  • Greyfurt
  • Limon
  • Limon suyu
  • Kızartma
  • Yağlı et
  • Yağlı kıyma
  • Çiğ soğan
  • Muzlu süt
  • Şarap
  • Bira
  • Likör
  • Çikolata
  • Mısır cipsi
  • Patates cipsi
  • Gazlı içecekler
  • Kafeinli içecekler
  • Koruyucu madde içeren gıdalar
  • Dondurma
  • Ekşi krema
  • Kızartılmış tavuk
  • Kızılcık suyu
  • Pastane ürünleri
  • Sigara
  • Aspirin ve aspirin benzeri ilaçlar reflü şikayetlerini tetikleyebilir. Bu nedenle bu tür ürünler beslenme listesinden çıkarılmalıdır.
]]>
Alkalen Reflü Gastrit https://www.reflu.gen.tr/alkalen-reflu-gastrit.html Fri, 16 Nov 2018 00:29:41 +0000 Alkalen reflü gastrit, karaciğerin kolesterol aracılığıyla ürettiği safra, safra kanallarından on iki parmak bağırsağına ulaşmakta ve safra tuzlarına dönüşmektedir. Bunlar besinlerdeki yağların sindiriminde kul Alkalen reflü gastrit, karaciğerin kolesterol aracılığıyla ürettiği safra, safra kanallarından on iki parmak bağırsağına ulaşmakta ve safra tuzlarına dönüşmektedir. Bunlar besinlerdeki yağların sindiriminde kullanılır. Alkalen yapıda olan safra tuzlarının pH değeri 7 ve üzerinde olur. Alkalen maddeler aynı asit maddeler gibi sindirim sisteminde mukozaya zarar verebilir. Özellikle mide ve yemek borusu safraya karşı oldukça duyarlıdır. Uzun süre bu bölgelerin safra ile temas etmesi halinde hasar meydana gelebilir. Bu hasarlanma alkalen reflü gastrit olarak tanımlanır.

Alkalen reflü gastrit nasıl oluşur

Mide suyunda normalde az oranda safra olabilir. Bu oran mide ve yemek borusu mukozasında hasara neden olmaz. Safra tuzlarının mide suyunda olan konsantrasyonu 0,05-0,5 mM/L arasında bir değerde olur. Bunlar toksik olmayan seviyelerdir. Eğer alkalen reflü gastriti olursa bu seviye mide suyunda çoğunlukla 30 mM/ml üzerine çıkar. Yemek borusunda ise 5 mM/L ve üzerinde olur. Toksik olmayan dozlarda olan safra tuzları da yemek borusu epitelinde birikerek toksik etkiye neden olabilir. Mideye ulaşan safra tuzları hem mide mukozasında toksik etkiye neden olmakta, hem de mide asidinin yaptığı hasarı arttırmaktadır. Safrada alkalen yapısıyla mide asit salgısını uyararak, midedeki hasarı arttırır. Mideye kaçan on iki parmak bağırsağının içeriğinde safra tuzları ve pankreas enzimleri bulunur. Bunlar hasarlanmayı arttırıcı etki yapar. Midede fazla miktarda safra olursa, bu mide asiditesinin azaltmakta ve alkalen reflü gastriti bulunan hastaların midesinde bakteri üremesini kolaylaştırır. Bu hastalarda antibiyotik tedavisi yararlı olabilir.

Alkalen Reflü Gastrit

Alkalen reflü gastriti belirtileri

Diğer mide rahatsızlıklarında olduğu gibi, bu hastalıkta da aynı belirtiler görülür. Üst karında huzursuzluk, şişkinlik ve ağrı, bulantı ve kusma, geğirme ve kilo kaybı görülebilir. Hastaların çoğunluğunda reflü yakınmaları görülür. Bunlar genellikle yemekten sonra etkili olur. Nadiren gizli ya da görünen kanama etkisi olabilir.

Alkalen reflü gastrit teşhisi

Bu tanının konulduğu hastalarda, genellikle gerçek alkalen reflü gastriti olmaz. Bu konuda teşhisi yapan uzmanın tecrübesiz olması nedeniyle, endoskopi sırasında midede safra görmelerinden kaynaklanır. Bu yüzden hastalara gereksiz tedaviler uygulanır. Endoskopi bu rahatsızlığın teşhisinde her zaman doru sonuçlar vermez. Bu nedenle farklı yöntemler geliştirilmiştir. Alkalen reflü gastriti tanısında bazı bulguların varlığı da dikkate alınır. Bunlar;

Geçirilen cerrahi girişimler: Mideye aşırı safra reflüsüne neden olan cerrahi girişimlerin olması, bağırsağa aşırı safra akışına sebep olan cerrahi girişimlerin yapılmış olması

İnce bağırsakta pasajı güçleştiren patolojiler: Safranın bağırsağa boşaldığı alanda meydana gelen tıkayıcı patolojiler, safranın burada birikerek mideye kaçmasına neden olur. Bu hastalarda safralı kusma görülebilir.

Mide ve on iki parmak bağırsağı arasındaki koordinasyonun ve aktivitenin bozulması: Daha önceden cerrahi girişim geçirmeyen hastalarda genellikle bu mekanizmada sorun olur.

Endoskopik bulgular: Bu inceleme sırasında midede mukozadaki kıvrımlarda belirgin şekilde eritem, midede safra, kıvrımlarda kabalaşma, mukozada erezyon, polip görülebilir.

Histopatolojik bulgular: Mide mukozası örneklerinin histopatolojik incelemesi sırasında elde edilen bazı bulgular alkalen reflü gastrit teşhisinde yardımcı olabilir.

Alkalen reflü gastriti tedavisi nasıl yapılır

Bu rahatsızlığın tedavisinde farklı tedavi yöntemleri kullanılabilir. Bazen birkaç yöntem birlikte kullanılır. Bunun kararı hastanın durumuna göre doktor tarafından alınır.

Diyet önerileri: Safra salgısını arttıracak yağlı gıdaları]]> Reflü Hastalığı Nedir https://www.reflu.gen.tr/reflu-hastaligi-nedir.html Fri, 16 Nov 2018 02:58:02 +0000 Reflü hastalığı nedir, pek çok insanda yemekten sonra hazımsızlık, mide de ekşime, yemek borusunda ağrı ve yanma olur. Bu durum mide asidinin ağza kadar gelmesi ile oluşur. Bazı insanlarda bu durum geçici bir şikayet olabilir b Reflü hastalığı nedir, pek çok insanda yemekten sonra hazımsızlık, mide de ekşime, yemek borusunda ağrı ve yanma olur. Bu durum mide asidinin ağza kadar gelmesi ile oluşur. Bazı insanlarda bu durum geçici bir şikayet olabilir bazılarında ise kalıcı rahatsızlıklara yol açar. Bu rahatsızlık reflü olarak bilinen hastalığın oluşumuna sebep olur. İnsanlar arasında oldukça yaygın olarak görülen bir rahatsızlık haline gelmiştir. Yaşlı insanlarda ve çocuklarda meydana gelmesi onları daha çok yorabilir. En sık belirtisi ise göğüste yanma hissidir. Bazen o kadar şiddetli olur ki bu yanma hissi boyunda omuzlarda sırtta ve kollarda hissedilebilir. Bazen de kalpteki ağrı ile karıştırılır ve doktora kalp ağrısı ile başvurulur. Çok şiddetli ağrılar yaparak uykudan uyandırabilir ve saatlerce sürer. Ağrı ile birlikte ağza acı ve ekşi su geldiği hissedilir, boğazda kötü bir tat bırakır. Genellikle yemek yenildiği anda ya da yarım saat sonra görülür. Semptomlar ise genellikle yatar pozisyondayken  ve uyurken meydana gelir. Karında şişlik hıçkırık gıcık hissi ağız kokusu ses kısıklığı nodüller en belirgin belirtileridir. Reflü hastalığının tanısı konduktan sonra önleminin alınması ve tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalıktır. Reflü yemek borusunda geçici veya kalıcı hasarlara sebep olabilir. Midenin yüzeyi asidin tahrip eden etkisini ortadan kaldırabilir fakat yemek borusunda bu tür bir sistem yokturdur. Çok yemek yendiği zaman yemekten sonra hemen yatıldığı zaman reflü sıklığı daha da artar. Özellikle alkol turşu çikolata ekşi acı baharatlı yiyecekler daha da şiddetlendirir. Mide sıvısı bir anda istem dışı olarak ağza gelir. Reflü tedavi edilmezse iyice ilerlediğinde bir çok hastalığa sebep olur. Akciğere mide sıvısının kaçmasına sebep olarak zatürreye,bronşit, astım gibi solunum yolu hastalıklarına, yemek borusu iltihaplanmasına, peptit darlığa, sindirim kanalı darlığına, anemiye, kansere yol açabilir.


Reflü Hastalığı Nedir
Reflü hastalığı nedir, ilaçla ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastaya asit oluşumunu önleyici ilaçlar verilir. Cerrahi tedavide ise hastanın ameliyat ile mide ile yemek borusu arasındaki büzgeç kası güçlendirilir. Bu hastalık kronik bir hastalıktır zaman zaman çok şiddetlenebilir, sonra azalabilir ya da kaybolup tekrar başlayabilir. Bu nedenle reflünün engellenmesi için hastaların dikkat etmesi gereken kurallar vardır. Hasta yatarken sürekli yüksek yastık kullanmalıdır. Tek seferde çok fazla yemek yemekten kaçınmalıdır. Az az sık sık yemek yeme alışkanlığı kazanmalıdır. Yemekleri yavaş yavaş iyice çiğneyerek yiyiniz. Kızartmalar aşırı yağlı yiyecekler fastfoodlardan uzak durun. Çikolata, kahve, çayı azaltın. Alkol kola gazoz gibi içecekler konserveler baharatlar, turşu sirke uzak durmanız gereken en önemli yiyeceklerdir. Kilo almaktan kaçının. Kiloyla birlikte reflü şikayetleri artar. Stresten mümkün olduğunca uzak durun. Özellikle yemekten sonra dar kıyafetler giymeyin.
]]>
Reflü Başlangıcı https://www.reflu.gen.tr/reflu-baslangici.html Fri, 16 Nov 2018 05:22:06 +0000 Reflü başlangıcı konusuna geçmeden önce reflünün kısa bir tanımını yapalım. Reflü Birçok insanda görülen ve mide asidinin normal olmayan bir şekilde yukarı çıkarak yemek borusuna gelmesidir. Normal bir insan vücudund Reflü başlangıcı konusuna geçmeden önce reflünün kısa bir tanımını yapalım. Reflü Birçok insanda görülen ve mide asidinin normal olmayan bir şekilde yukarı çıkarak yemek borusuna gelmesidir. Normal bir insan vücudunda mide ve yemek bölümünde bulunan kaslı dokular sayesinde mideden geri dönüşü kapatmaktadır. Yani mideye giden bir  maddenin tekrar dönüşü kasların geri hareketi sayesinde sağlanamamaktadır. Fakat reflü hastalığında bu durum gerçekleşmediğinden mide asidinin yemek borusundan geri gelme durumu gerçekleşmektedir.  Bu hastalığın iki türü vardır. Bu türlerden birinde mide asidi sadece yemek borusuna kadar gelmektedir. Diğer türünde ise mide asidi yemek borusunu da geçerek kişinin boğazına kadar ilerleme göstermektedir.  Tabi ki bu hastalığın tedavisi gelişen tıp sayesinde oldukça kolaylaşmıştır. Birçok tedavi yöntemi bulunan reflünün bitkisel olarak  bile birçok tedavisi bulunmaktadır.  Reflü çok insanlar arasında çok sık karşılaşılan ve kişiyi oldukça rahatsız eden bir durumdur. Boğaza kadar olan reflülerde kişinin ağzında sık sık tat bozulmalarda görülebilir. Bunun yanında nefesin kokması da hastalık var ise normaldir. Hastaların reflü sorununun çok üzerine düşmemeleri ve önemsememeleri bu hastalıktan kaynaklanan sorunların  artmasına da neden olmaktadır. Bu nedenle bu tür sorunların dikkate alınması sağlığınız açısından oldukça önemlidir.

Reflü başlangıcında ilk zamanlar çok az görülen asit kaçmaları zaman ilerledikçe artmaya başlar. Fakat her ne kadar artsa da kişiler tarafından çok fazla önemsenmeyen bu durum ilerde daha büyük sorunlar ile birlikte kendisini göstermektedir. Durum böyle olunca hastalar  mecburen bir doktora görünmeyi tercih ederler.  Reflü başlangıcı en fazla aşırı kilo ve mide fıtığı olan kişilerde baş göstermektedir. Bazı insanların midelerinde fazla asit salgılanması gibi durumlarda da reflü meydana gelebilir. Bazen sağlıklı insanlarda da geçici olarak bir ya da birkaç kez midenin durumuna göre reflü meydana gelebilir ama bu durum geçicidir.  Sigara ve alkol kullanımı reflünün başlamasını tetikleyen faktörler arasında sayılmaktadır. Bu ürünleri kullanan kişilerde reflü başlangıcında gerçekleşen sorunlar meydana gelebilir. Tabi ki en doğru teşhis uzman doktorlar tarafından konulmaktadır.  Reflü başlangıcında kişide herhangi bir şikayet söz konusu olmayabilir. Bu durum kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Kimi insanda çok rahatsız edici olsa da kimi insanlarda herhangi bir rahatsızlık söz konusu değildir. 

Reflü Başlangıcı
Reflü başlangıcı yemek borusuna kaçan mide asidi kişide göğüs yanmasına, sindirim bozukluklarına yol açabilir. Bu gibi sorunların görülmesi durumunda durumun kontrolü için acilen doktora görünmenizde fayda vardır. Tedavisi bu denli kolay olan bir hastalığın kontrolünün yapılmaması oldukça saçmadır.  Hastalığın başlangıcında hastalık teşhisi doktor tarafından hastanın şikayetleri dinlenerek koyulmaktadır. Hastada oluşan şikayetler doktor tarafından dinlendikten sonra bu şikayetlere göre hastalığı belirlenerek öncelikle ilaç tedavisi ve bunun yanında kişinin isteğine bağlı bitkisel tedaviler devreye girmektedir. Eğer reflü ilerlemiş durumda ise hastanın yutak ve yemek borusu kontrolü için röntgen filmleri çekilmektedir. Bu gibi kontroller hasta için kesinlikle yapılması gereken durumlardandır.
]]>
Özofajial Reflü https://www.reflu.gen.tr/ozofajial-reflu.html Fri, 16 Nov 2018 19:10:22 +0000 Özofajial reflü, normalde yemek borusunun altında alt özafagus sfinkter denilen bir kapak mekanizması bulunmaktadır. Yutkunma sırasında bu mekanizma açılmakta ve yemek borusundan mideye geçişi sağlamaktadır. Dinlenme Özofajial reflü, normalde yemek borusunun altında alt özafagus sfinkter denilen bir kapak mekanizması bulunmaktadır. Yutkunma sırasında bu mekanizma açılmakta ve yemek borusundan mideye geçişi sağlamaktadır. Dinlenme sırasında ize daralmakta ve mide asidinin yemek borusuna geriye kaçmasına engel olmaktadır. Buradaki kapak mekanizmasının gevşemesi haline, yutkunma sırasında alan uzun süre süre açık kalır, dinlenmede bile daralamaz. Böylece mide içeriği yemek borusuna geri gelerek, yemek borusunda hasara neden olur. Normalde yemek borusunda asit olmadığından, burada asitten koruyucu mekanizmalar bulunmaz. Bu yüzden mide asidi yemek borusuna zarar verir. Bu gastro Özofajial reflü olarak adlandırılır. Yetişkinlerde % 20 oranında reflü, reflü olanların % 80 kadarında da mide fıtığı bulunmaktadır.

Özofajial reflü belirtileri nelerdir

Hastalarda göğüste yanma, ağza acı ve ekşi bir sıvının gelmesi, göğüste ağrı hissedilmesi, diş çürükleri ve öksürük gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerin sebebi mide asidinin yemek borusunun mukozasına zarar vermesi, özofajite neden olmasıdır. Mukozada ortaya çıkan hasarın derecesine göre, Özofajial reflü 1. ve 4. evre arasında sınıflandırılır.

Özofajial reflü tanısı nasıl yapılır

Bu hastalığın teşhisinde kullanılan bazı tetkikleri bulunmaktadır. Bu tetkikler 24 saat pH metre, manometri ve endoskopidir. Teşhis için en önemlisi 24 saat pH metre tetkikidir. Bu yemek borusu altına yerleştirilen katater yardımıyla pH elektrotu konur. Bu 24 saat süreyle buradaki pH değerlerini kaydetmekte ve analiz etmektedir. Bu değerlerin uzun süre 4 altına düşmesi halinde, özofajial reflü tanısı konabilir.

Özofajial Reflü

Özofajial reflü tedavisi nasıl yapılır  

Hastalara özofajial reflü tanısı konduğunda, ilk olarak proton pompa inhibitörleri ile ilaç tedavisine başlanır. Bu grup ilaçlar midede asit miktarını azaltarak, semptomların hafiflemesine yardımcı olur. Fakat bu tedavi hastalığın oluşmasına neden olan sfinkter gevşekliğine çözüm getirmez. Bu tedaviye yanıt vermeyen, ilaç kullanmayı istemeyen, Barret's özofagus tanısı konmuş hastalara cerrahi tedavi uygulanır.

Reflü tedavisinde en yaygın cerrahi yöntem nissen fundoplicatio diye tanımlanan, laparoskopik olarak yapılan cerrahi işlemdir. Bu operasyonda midenin üst tarafını yemek borusu altına sararak, buradaki basıncın düşürülmesi hedeflenir. Bu mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına engel olur. Bölgenin daraltılmasıyla, hasta yutkunma sırasında zorlanır, ağrı oluşur ve kusma meydana gelebilir. Bu darlığın iyi ayarlanması cerrahın deneyimi ile aşılacaktır.  

]]>
Boğaz Reflüsü https://www.reflu.gen.tr/bogaz-reflusu.html Fri, 16 Nov 2018 19:32:59 +0000 Boğaz reflüsü, Toplumda oldukça sık karşılaşılan ve ciddi bir hastalık olan reflünün iki çeşidi bulunmakta ve her iki çeşidin tedavisi farklı şekillerde yapılmaktadır. Reflünün ilerlemesi oldukça uzun süred Boğaz reflüsü, Toplumda oldukça sık karşılaşılan ve ciddi bir hastalık olan reflünün iki çeşidi bulunmakta ve her iki çeşidin tedavisi farklı şekillerde yapılmaktadır. Reflünün ilerlemesi oldukça uzun sürede olmakta ve tedavisi için birçok yöntem bulunmaktadır. Reflünün tıp dilinde GÖR ve LFR olarak adlandırılmaktadır. GÖR, mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak ifade edilmektedir. LFR reflünün GÖR türüne göre toplumda daha sık karşılaşılmaktadır. Reflünün bu türünde mide asidi yemek borusuna ulaşarak oradan yutağa, yutaktan da gırtlağa yani ses tellerinin arkasına kadar ulaşır. Reflünün bu türü boğaz reflüsü olarak tanımlanır.

Boğaz Reflüsü Nedenleri

Boğaz reflüsü de diğer reflü türleri gibi aşırı kilo, yağlı gıdaların fazla tüketilmesi, gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı, strese maruz kalma, mide yapısında gerçekleşen farklılıklar gibi nedenlerden dolay oluşum gösterebilir.

Boğaz Reflüsü Nasıl Gelişir

Boğaz reflüsü uzun süre her hangi bir belirti vermez ya da hafif belirtiler ile seyreder. Ortaya çıkan hafif belirtiler genellikle mide hastalıklarını akla getirmez. Bu nedenle de reflü başka rahatsızlıklarla karıştırılabilir ya da tedavisi ihmal edilebilir. Bu durumda reflü ilerleyerek doku hasarını attırır ve iyileşme süreci daha geç olur. Hastalara genellikle faranjit ya da tonsillit teşhisi konularak hastaya antibiyotik tedavisi uygulanabilir.

Boğaz Reflüsünün Belirtileri

  • Yattıktan sonra şiddetlenen kuru öksürük
  • Ses kısıklığı
  • Ses yorulması
  • Boğaz ağrısı
  • Boğazda yanma hissi
  • Boğaza bir şey takılmış hissi
  • Gırtlakta kasılma
  • Diş bozuklukları
  • Ağız içinde aft
  • Sık farnajite maruz kalma
  • Sinüzit
  • Bademcik iltihabı atakları
  • geniz akıntısı boğaz reflüsü belirtileri olarak sıralanabilir.

Boğaz ReflüsüBoğaz Reflüsü Kimlerde Görülür

Boğaz reflüsü genellikle herkeste görülebilen yaygın bir hastalıktır. Ancak ileri yaşlarda görülme olasılığı daha yüksektir. Beslenme alışkanlıkları düzenli ve sağlıklı olmayan, strese fazla maruz kalan ve fazla kilolu kişilerde daha yaygın görülen bir hastalıktır.

Boğaz Reflüsü Teşhisi

Boğaz reflüsü endoskopik yöntem ile yapılan ses teli muayenesi sayesinde teşhisi edilebilir. Gırtlağın arkasında oluşan ödem, kızarıklık ya da dokuda oluşan şişlik boğaz reflüsünü akla getirir. Mideden salgılnan ve yemek borusuna ulaşan asit üst yemek borusu kapakçığını geçerek oradan nefes borusuna doğru ulaşır. Bu kısım gırtlağın arka tarafıdır ve reflü nedeniyle oluşan farklılıklar bu alanda gerçekleşir. Tüm bu belirtiler reflünün varlığını vurgular.

Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır

Reflü tedavisinde 3 farklı yöntem kullanılır. Bu yöntemlerin en önemlisi yaşam tarzında yapılacak değişimlerdir. Bu değişimler fazla kilolardan kurtulmak, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek olarak sıralanabilir. Beraberinde mide asit salgısını bloke eden ilaçlar kullanılır. Eğer uygulanan tedavi seçeneklerine rağmen reflü kontrol altına alınamıyorsa cerrahi düşünülür. İlaç tedavisi ile beraber yaşam tarzında yapılan değişimler bir araya getirildiğinde reflü büyük oranda tedavi edilebilir.

Boğaz Reflüsü Tedavi Edilmezse Ne Olur

Boğaz reflüsü tedavisi ihmal edilirse kronik öksürük, kronik farenjit, ses tellerinde ödem, kitle, se kısıklığı, astım, bronşit gibi akciğer hastalıklarına yol açabilir. Bu hastalıklar nedeniyle gırtlak kanserinin gelişme riskinde artış yaşanır.

]]>
Reflü Hastaları Ne Yemeli https://www.reflu.gen.tr/reflu-hastalari-ne-yemeli.html Sat, 17 Nov 2018 11:46:41 +0000 Reflü hastaları ne yemeli, sindirim sorunları içinde en fazla etkili olan reflü hastalığında, bilinçli beslenmenin hastalığın tedavisinde ilk yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Özellikle kısa süreli atıştırmal Reflü hastaları ne yemeli, sindirim sorunları içinde en fazla etkili olan reflü hastalığında, bilinçli beslenmenin hastalığın tedavisinde ilk yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Özellikle kısa süreli atıştırmalıkları tüketmek ya da geniş kapsamlı kurulan ziyafet sofraları hastaların hatalı besin tüketmesine neden olmaktadır. Toplumda daha çok yaşlılarda, kilosu fazla olanlarda ve gebelerde reflü daha fazla görülmektedir. Rafine gıdaları çok tüketen kişilerde de fazla oranda reflü hastalığı görülmektedir. Reflü mide içeriğinin yemek borusuna kaçması ve burada hasar oluşturmasıyla etkili olur. Bu rahatsızlığı tetikleyecek gıdalar olduğundan, öncelikle bunların tüketilmemesi ve yaşam tarzında değişikliklere gidilmesi gerekir. Rahatlıkla tüketebilecekleri gıdaları bilinçli şekilde tüketmeleri gerekir.

Reflü hastalarının yemesi gereken gıdalar

Meyve ve sebzeler: Reflü hastalarının güvenle tüketebileceği meyveler kurutulmuş ve taze elma, muz ve armuttur. İçeriğinde asit olan narenciyeler yani mandalina, portakal, limon, greyfurt gibi meyveler tüketilmemelidir. Sebzelerin içinde tüketilebilecek olanlar fırında ve haşlanmış pişirilen patates, bezelye, yeşil fasulye, kabak, brokoli ve havuç bulunur. Hastalar sebzeleri kızartarak tüketmemeli, içine yağ ilave etmemelidir.

Et ve protein: Reflü hastaları için en iyi protein kaynakları yağsız dana eti, yağsız kıyma, derisi olmayan tavuk eti, ızgara ve buğulama balık eti, yumurta beyazı olabilir. Bunların hiç birine yağ eklenmemeli, yağsız pişirilmelidir. Yağlı et türlerinden kaçınılmalıdır. Çünkü yağlı besinler midede daha fazla kalarak, boşaltımın zor olmasına neden olur. Mide içinde uzun süre basıncın yüksek olması halinde, reflü atakları tetiklenir.

Reflü Hastaları Ne Yemeli

Tahıllar: Beslenmede düşük yağ oranlı tahıl ürünleri tercih edilmelidir. Bunun için çavdarlı, kepekli, yulaflı ürünler, mısır ekmeği, pirinç ve bulgur tercih edilebilir. Mısır patlağı yağsız tüketilmelidir. Reflü hastaları her öğününde ekmek tüketmelidir. Çünkü ekmek mide içindeki sıvının bir kısmını emerek, asit miktarının azalmasına ve reflü ataklarına engel olabilir.

Tatlılar: Bu gruptaki besinler hastaların en fazla zorlandığı yiyeceklerdir. Jöleli tatlılar, sütlü tatlılar, az yağlı kurabiyeler, az yağla hazırlanan kekler, çörekler reflü hastalarının tercih edeceği tatlılar arasındadır. Fakat çikolata, nane içeren tatlılardan kaçınmak gerekir. Bunlar reflüyü tetikleyen etkiler yapar.

Reflü hastalarının yiyeceklere dikkat etmesi halinde, daha rahat bir yaşam sürmesi mümkündür. Bunun yanında alkol içeren içeceklerden, sigaradan, asitli gazlı içeceklerden kaçınmaları da yararlı olur. Bu beslenme tavsiyeleri hastaların yaşamları boyunca uymaları gereken beslenme şeklidir.

]]>
Reflü Hastaları Neler Yemeli https://www.reflu.gen.tr/reflu-hastalari-neler-yemeli.html Sun, 18 Nov 2018 11:45:50 +0000 Reflü hastaları neler yemeli, toplumun % 20 sinde etkili olan reflü hastalığında, beslenmenin bilinçli şekilde yapılması hastalığın tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Doğru beslenerek reflü atakları engellenebi Reflü hastaları neler yemeli, toplumun % 20 sinde etkili olan reflü hastalığında, beslenmenin bilinçli şekilde yapılması hastalığın tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Doğru beslenerek reflü atakları engellenebilir, hastaların yaşam kalitesi yükseltilebilir. Bilinçsiz şekilde atıştırmalıkların tüketilmesi hastalar için çok zararlıdır. Hastalar beslenmelerini düzenlemeli, sakız çiğnemekten kaçınmalıdır. Sakız çiğnemek yutulan hava miktarını arttıracağından, hastalarda gaz oluşmasına neden olabilir. Bu reflüyü tetikleyici unsurlardan biridir. Hastaların doktorun vereceği beslenme önerilerine mutlaka uymalıdır.

Reflü hastalarında beslenme nasıl olmalı

Hastaların öncelikle yağlı besinleri tüketmekten kaçınması gerekir. Çünkü yağ içeren besinler mideyi daha geç terk eder. Bu durum midede olan basıncın artmasına ve mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına neden olur. Dışarıda yenen fast food besinler yağ oranı bakımından oldukça yüksektir. Bu yüzden hastaların dışarıda bu yiyecekleri yememesi gerekir. Bu besinlerin midede daha uzun kalması nedeniyle, bunların sindirimi için daha fazla enzim salgılanmaya başlar. Bu ise mide asidini arttıran bir unsurdur. Özellikle tereyağı, krema, kaymak, margarin, yağlı soslar yağ oranı bakımından yüksek olduğundan, reflü hastalarına tavsiye edilmez.

Bunun yanı sıra çikolata, koyu demli çay, nane, kahve ve soğan tüketiminden de kaçınılmalıdır. Mide asidini uyaracak olan karbonatlı besinler, acılı baharatlar, turunçgiller, domates tüketilmemesi gereken besinlerdir. Alkollü içecekler, aşırı sıcak ve soğuk olan içeceklerde hastaların tüketmemesi gerekenler arasında yer alır. Hastaların öğünlerde fazla miktarda yemek yememesi, az ve sık yemesi gerekir. Buna uyulmazsa, artan mide basıncı reflü hastalığının tetiklenmesine neden olur.

Reflü Hastaları Neler Yemeli

Reflü hastaları kendi diyet menülerini oluşturmalı

Hastaların sıvıları öğün arasında alması, yemekte sıvı içmemesi gerekir. Kabızlığa neden olmayacak şekilde beslenmeleri gerekir. Kabızlık ıkınmaya neden olacağından, karın içi basıncının artmasına ve reflünün tetiklenmesine neden olur. Lokmaların iyi çiğnenmesi sindirime yardımcı olan önemli bir unsurdur. Yemekte ve yemeğin ardından 45 dakika kadar dik oturulmalı, uykuya geçmeden en az 2 saat önceden yemek yenmesinin kesilmesi gerekir. Akşam yemekleri daima küçük porsiyonlar halinde tüketilmelidir. Yiyeceklerin içinde bazılarının hastalarda farklı etkilere neden olması mümkündür. Bu nedenle reflü hastalarının bunu gözlemlemesi ve kendine uygun bir diyet programı oluşturması tavsiye edilir. Birine zararlı olan bir besin, diğer hastaya dokunmayabilir ya da tam tersi olabilir.

Reflü hastaları hangi besinlerden uzak durmalıdır

Hastaların bazı besinlerden uzak durması gerekir. Özellikle portakal, limon gibi turunçgillerden, karpuz, kavun, üzüm, çilek, kızılcık, yaban mersini gibi meyvelerden, gaz yapan baklagiller, mısır gibi gıdalardan, kızartma besinlerden, yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Soslar, turşu, mayonez, cips, konserve, salamura gibi besinler tüketilmemelidir. Bunların yerine sağlıklı olan meyveli yoğurt, beyaz peynir, galeta gibi atıştırmalıklar tüketilmelidir. Çay, kahve yerine bitki çayları, meyve çayları içilmelidir. Yağınızı bile özenle seçmeli ve kullanmalısınız. Yemekleri buğulama, ızgara şeklinde pişirmeye gayret etmelisiniz.

]]>
Safra Reflüsü https://www.reflu.gen.tr/safra-reflusu.html Sun, 18 Nov 2018 14:19:01 +0000 Safra reflüsü vücudun diğer organların oluşan reflüler ile hemen hemen aynı yapıdadır. Bu refli mide reflüsü ile birleştiğinde çok daha kötü sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Öyle ki mide reflüsü olan kişilerde safra refl Safra reflüsü vücudun diğer organların oluşan reflüler ile hemen hemen aynı yapıdadır. Bu refli mide reflüsü ile birleştiğinde çok daha kötü sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Öyle ki mide reflüsü olan kişilerde safra reflüsü görülme olasılığı yüksektir.  Bu iki reflü birleştiği zaman kişilerde yemek borusu kanseri riskini oldukça yükseltir. Genellikle ileri yaşlarda görülen bu sorun insanlar tarafından çok fazla önemsenmemektedir. Kişide ilk zamanlar pek fazla  önemsenmemesinin nedeni kişiye fazla rahatsızlık vermemesidir. Bu durum tabi ki de kontrol altına alınmadığı zaman  büyük sorunları ortaya çıkarmaktadır. Safra reflüsü  insan vücudunda en çok yemek borusuna zarar vermektedir. Öyle ki kontrol edilmeyen bu reflü yemek borusunda ilk başta iltihaplanmalara neden olmaktadır. Bu da daha önce söylediğimiz gibi kanser riskini beraberinde getirmektedir.  Safra reflüsü aynı zamanda mide de bulunan rahatsızlıkların daha da fazlalaşmasına ve sorunların büyümesine neden olabilir. Bu reflü böbrek reflüsünden sonra en zararlı reflü çeşididir.  Bu reflünün en kötü yanı diğerleri gibi yaşamsal aktiviteler, yenilen yiyecekler ile kontrol edilememesidir. Diğer reflülerde bu durumu kontrol altına almak çok daha kolaydır.

Safra reflüsü teşhisi koyulan bir kişide öncelikle ilaç tedavisi ve bitkisel tedaviler uygulanmaktadır. Bu tedavilerden cevap alınırsa tedavi daha düzenli bir şekilde devam ettirilir. Fakat bu tedavilerden herhangi bir cevap alınamazsa zaman kaybetmeden hastada ameliyat yöntemlerine başvurulur.  Safra reflüsünün kişi tarafından mide reflüsünden ayrılması oldukça zordur. Bu durum ancak doktor kontrolünde yapılan testler ile anlaşılmaktadır. Çünkü bu rahatsızlıkların ikisinde de aynı rahatsızlıklar görülmektedir ama unutulmamalıdır ki safrada geçekleşen reflü çoğu zaman ağrılı ve karnın üst bölgelerinde gerçekleşmektedir. Bu kişilerde sık sık mide problemleri yaşanması oldukça normaldir. Bu hastalığın özellikle mide ekşimesi olmak üzere birçok problemi beraberinde getirmesi bizleri şaşırtmamalıdır.  Safra reflüsü görülen kişilerde En çok mide bulantısı ve safra kusması görülebilmektedir. Bu durumlarda kişideki sorunun büyüdüğünü anlamalıyız. Bu durumlarda acilen doktorunuz ile görüşmelisiniz.  Bunların yanında göğüste yanmalar ve öksürükler meydana gelmektedir. Tüm bu sorunlara rağmen kimi insanlar doktora gitmeyi aksatmaktadır. Bu yapılmaması gereken ve tehlikeli bir durumdur.

Safra Reflüsü
Safra reflüsü bilindiği gibi safranın mideye geri akmasıdır. Bu durumun asıl nedeni ise mideden on iki parmak bağırsağına aşılan kapakçığin görevini tam olarak yapamamasıdır. Safra zaman zaman midede de iltihaplanmalara ve ağrılara neden olabilmektedir. Çünkü safra reflüsü nedeni ile mideye geri akan safra midenin sıvı dengesini ve asit dengesini bozmaktadır. Bu gibi durumlar genellikle bulantılara ve ağrılara neden olmaktadır. Safra reflüsü ve mide reflüsü doktorlar tarafından da oldukça zor olarak ayrılmaktadır.  Bu durumun görüldüğü kişilerde öncelikle kanser testleri yapılmalıdır. Bu işlemden sonra mide ve safra  reflüsü kontrol edilmektedir.  Bu reflülerinde diğer reflüler gibi tedavisi mümkündür. Problem eğer hasta üzerinde ilerlememiş ise sorun çok daha kolay yollarla rahat bir şekilde çözülmektedir. Safra kesesi alınan insanlarda çoğu zaman safranın direk olarak mide üzerine akması gibi olayların gerçekleşmesinden dolayı safra reflüsü çok daha fazla görülmektedir. bu kişilerde yılın bazı ayları özellikle olmak üzere rahatsızlanmalar ve bulantı ile safra kusmalar meydana gelmektedir.
]]>
Reflü Ağrısı https://www.reflu.gen.tr/reflu-agrisi.html Mon, 19 Nov 2018 03:07:47 +0000 Reflü ağrısı, yediğimiz besinler yemek borusundan geçerek mideye inmektedir. Çeşitli sebeplere bağlı olarak yenilen yemeklerin tekrar yemek borusuna kaçmasına reflü denir ve midede çok şiddetli ağrılara yanmalara sebep olur. B Reflü ağrısı, yediğimiz besinler yemek borusundan geçerek mideye inmektedir. Çeşitli sebeplere bağlı olarak yenilen yemeklerin tekrar yemek borusuna kaçmasına reflü denir ve midede çok şiddetli ağrılara yanmalara sebep olur. Bu durumun uzun süre devam etmesi sonucu mide içerisindeki asit yemek borusuna her geldiğinde tahrişe sebep olur ve ağrıların şiddeti daha da artar. Yemeklerden sonra ağrılar artabilir ve ağızda acımsı bir tada sebep olabilir. Ülkemizde de oldukça sık görülen bir hastalıktır. Yapılan araştırmalara göre her beş insanın birinde reflü hastalığı vardır. Bu hastalık şiddetli ağrıların yanı sıra boğazda ağrı, yutkunmayı zorlanma, öksürüğe sebep olur. Tedavisi için ise ya ilaçlı tedaviye başvurulur ya da ameliyat yapılabilir.

Reflü Ağrısı
Reflü ağrısı, bu hastalık kronik bir hastalıktır. Ağrılar birden çok artıp kişiyi rahatsız eder ya da çok azalıp kaybolabilir. Bu ağrıları hafifletebilmek için kişi asitli içeceklerden uzak durmalı, alkol, baharat, kahve, soğan, sarımsak, turşu, çikolata tüketmekten kaçınmalı. Hamurlu yiyecekleri pek fazla tüketmemeli. Çok ağır yağlı yiyecekler tüketmemeli bunların yerine daha hafif besinler tercih etmelidir. Öğünleri sıklaştırın ve az az yemeye çalışın. Bir oturuşta çok fazla yemek ağrıları daha da şiddetlendirir. Aspirin ve ağrı kesici ilaçları çok kullanmamaya özen gösterin. İdeal kiloda olmaya dikkat edin aşırı kilo şikayetlerinizi arttırır. Yatarken mümkün olduğunca yüksek yastık kullanın ve yemekten sonra hemen uyumayın. 
]]>
Vezikoüreteral Reflü https://www.reflu.gen.tr/vezikoureteral-reflu.html Mon, 19 Nov 2018 08:59:03 +0000 Vezikoüreteral reflü, yani böbreklere idrar reflüsü çocuklarda en fazla etkili olan ürolojik sorundur. Aynı zamanda pediatrik ürolojideki en tartışmalı konular arasındadır. İdrar kesesinde toplanan idrarın geriye y Vezikoüreteral reflü, yani böbreklere idrar reflüsü çocuklarda en fazla etkili olan ürolojik sorundur. Aynı zamanda pediatrik ürolojideki en tartışmalı konular arasındadır. İdrar kesesinde toplanan idrarın geriye yani böbreklere doğru akması bu sorunu oluşturur. Bu nedenle böbrekler yüksek basınç altında ve kirli idrarla temas ettiğinden, uzun dönemde böbrek hasarı ortaya çıkabilir.

Vezikoüreteral reflü sebebi nedir

Böbreklere idrar reflüsü nedeni idrar kanalının ve idrar kesesine açılan noktanın genetik bozukluğu ya da idrar kesesinin dışa açılan noktasının anatomik ya da fizyolojik darlığının idrar kesesinde yüksek basınca neden olarak ikincil kaçağın olmasını saplayabilir. Çocukların % 1-2 sinde bu tür reflü görülmektedir. Ancak böbrek iltihabı geçiren çocuklarda % 25-40 oranında reflü olur. Doğumdan önce tespit edilen böbrek şişliklerin % 17-37 kadarında reflü bulunmaktadır. Bu yüzden ateşli idrar yolu enfeksiyonu olan çocukların reflü açısından değerlendirilmesi gerekir.

Yapılan araştırmalar vezikoüreteral reflünün genetik olarak kuşaklara iletildiğini belirlemiştir. Anne ve babasında bu sorun olduğunda çocuklarda % 70 oranında, kardeşinde olanda % 30 oranında reflü ortaya çıkmaktadır. Çocukluk çağında reflünün tedavi edilmemesi halinde, bu yüksek tansiyon nedeni olabilir, çocuklarda % 10-20 oranında böbrek yetmezliği gelişebilir. 

Vezikoüreteral Reflü

Vezikoüreteral reflü tanısı nasıl konur

Rahatsızlığın tedavisinde amaç antibiyotik baskılama tedavisi ya da cerrahi olarak böbreği enfekte olan idrara karşı koruma ve kalıcı böbrek hasarının önlenmesidir. Tedavinin belirlenmesi için, öncelikle reflünün derecesi belirlenmeli ve böbrek fonksiyonları değerlendirilmelidir. Reflünün belirlenmesi, idrar kanalındaki değişikliklerin sınıflandırılması amacıyla radyolojik yöntem kullanılır. Böylece idrar kanalının yapısı kesin olarak ortaya konulabilir. Ancak çocukların erken yaşta röntgen ışınlarına maruz kalması da, biraz çekince yaratabilir. Bu yüzden alternatif olarak daha düşük radyasyona maruz kalınan radyonüklit sistografi önerilebilir. Bu yöntemler böbreğe olan kaçağı birden beşe kadar sınıflandırabilir.

Böbrek dokusunda ve fonksiyonlarında hasar tespitinin yapılması için, DMSA böbrek sintigrafisi yapılır. Bunun ve işeme sistoüretrografisi birlikte kullanılarak, reflünün seyri belirlenebilir. Bunun dışında idrar yapması ya da idrar tutmasında sorun yaşayan çocuklarda aynı zamanda idrar kesesi fonksiyonlarının değerlendirilebildiği Ürodinami tetkiki de yapılabilir. Çocuklarda idrar yapma bozukluğu tedavi edildiğinde, reflü de büyük oranda iyileşmektedir. Daha önceden zorunlu bir tetkik olarak yapılan idrar kesesi içinin özel endoskopla incelenmesi yani sistoskopi, günümüzde cerrahi düşünülen çocuklarda sadece ameliyattan önce kanal ağzı değerlendirilmesinde kullanılır. 

Vezikoüreteral reflü tedavisi nasıl yapılır

Bu rahatsızlığın tedavisi erken teşhis ve hastanın yakından takibine dayanmaktadır. Bu aynı zamanda böbrek dokusunun korunmasını sağlar. Reflü çocuğunun büyümesiyle birlikte geçebileceğinden, öncelikle çocukların bir yaşına gelmesine kadar fazla sıvı içmeleri, idrar kesesini tam boşaltmaları ve düşük dozda antibiyotikle enfeksiyonlara karşı korunma sağlanır. Erkek hastalara özellikle enfeksiyondan korunmaları amacıyla sünnet edilmeleri önerilir.

1-5 yaşlarındaki çocuklarda 1. ve 3. seviye reflü takibi yapılmalı, 4. ve 5. derece reflüsü olan çocuklarda antibiyotik kullanılmasına rağmen, ateşli idrar enfeksiyonu geçirmiş, böbreklerinde hasar olmuş, anatomik bozuklukları olanlar ise, cerrahi tedaviye yönlendirilir. Kızlarda 5 yaşından sonra reflü belirtileri devam ediyorsa cerrahi düzeltme tavsiye edilir. Erkeklerde ise bu yaştan sonra antibiyotik tedavisi de dahil başka bir tedaviye gerek olmaz.

Cerrahi girişimle vezikoüreteral reflünün düzeltilmesi için, robotik, endos]]> Reflü Öksürük Yaparmı https://www.reflu.gen.tr/reflu-oksuruk-yaparmi.html Tue, 20 Nov 2018 08:30:15 +0000 Reflü öksürük yaparmı,. Sebebi öksürük solunum yollarında bulunan başka cisimleri ve sekresyonları temizleyebilmek, dışarı atmak için vücudun kullandığı bir korunma sistemidir. Sıhhatli kişilerde bu etki sağlandığ Reflü öksürük yaparmı,. Sebebi öksürük solunum yollarında bulunan başka cisimleri ve sekresyonları temizleyebilmek, dışarı atmak için vücudun kullandığı bir korunma sistemidir. Sıhhatli kişilerde bu etki sağlandığı zaman yararlı olabilecek bir harekettir. Ancak öksürük bir bir sürü kez duruma geldiğinde, mühim bir huzursuzluk haline dönüşüyor. Öksürük bununla birlikte bir çok sistemik ve üst solunum yolu hastalıkların önce belirtisi şeklinde meydana çıkıyor. Bu yüzden hastalık olmaktan ziyade, bir hastalık belirtisi model onay edilmektedir. Bu yalnızca akciğer rahatsızlıklarını değil, öbür uzuvları ait hastalıkları da kapsamaktadır. Bu sıhhat sorunları kalp yetmezliği, astım, temel inflamasyonlar, sigara dumanı etkisinde kalma, berbat huylu sıhhat sorunları, ilaçlar benzeri kapsamlı bir bölgede gösterişli olmaktadır.


Yemek borusu ve nefes borusu ise bu koruma amaçlı zardan yoksundur. Bu sebeple mide muhtevasının laf konusu organlarımıza doğru doğru ilerlemesi göğüste yanma ve öksürük şikayetlerine ne sebeple olur. Bu reaksiyonlar  reflünün esas belirtileridir. Belirgin bir akciğer sağlık sorunu olmaksızın bir bir sürü kez ve son bulmayan öksürükle izleyen en mühim 2 hastalık, sinüzit ve burun ardı sıra bir sürü kez akıntı meydana gelmesi durumlarıdır. Bunların meydana gelmediği vaziyetlerde kronik öksürüklerin en mühim sebebi reflü sağlık sorunudur. Burada vaziyetin sebebi tekrardan arkadaşımızın farklılık etmek sizin akciğerlerine az miktarda da olsa mide muhtevasının doğru ilerlemesi ve bunun için ilişkili tahriştir.  Reflüye ilişkili kronik öksürük problemi olan kişilerin % 60'ında alışılmış reflü belirtileri olmayabilir.

Reflü Öksürük Yaparmı
Reflü öksürüğe ne sebeple olur mu

Gastroözofagal reflü sağlık sorunu veya öbür ismiyle asid reflüsü mide içerisinde bulunan sıvının özofagus  ( yiyecek borusu) içerisine geriye kaçmasıdır. Bu geriye kaçan sıvı/akışkan hasta olan kişilerin bir bölümünde yiyecek borusuna kayıp verebilir. Geriye kaçan sıvı/akışkan içerisine mide asidi ve protein sindirilmesinde kullanılan pepsin isimli bir enzim yer almaktadır. Bu sıvıda yiyecek borusuna en zarar veren madde asittir. Mideden yiyecek borusuna kaçan asitin, mide, yiyecek borusu, boğaz, ses telleri ve akciğerlerde ne sebeple olduğu tahrişle meydana çıkan belirtilere reflü sağlık sorunu denir. Gastroösofagial reflü rahatsızlığının meydana çıkardığı belirtiler bir sürü kapsamlı bir spektruma otlar. Bu belirtileri genel model genel ve tipik olmayan belirtiler model sınıflandırmak olasıdır. Genel bulguların anında tümü mide, bağırsak sistemiyle alakalı iken, genel olmayan belirtiler öbür uzuv sistemleriyle alakalı şikayetler oluşturur. Laringofaringeal reflü model isimlendirilen ve öncelikle kulak, burun, boğaz uzmanların gördüğü hasta olanlarda birçok kez tipik olmayan belirtiler belirgindir ve genel şikayetler hiç olmayabilir.

Reflünün Öbür Belirtileri;
  • Mide ve göğüs bölümünde yanma hissi
  • Ağıza acı, ekşi tatlarda sıvı/akışkan gelmesi
  • Midenin ekşimesi
  • Yenilen yemeğin ağıza geriye gelmesi
  • Sesin kısılması
  • Ağızda koku
  • Kuru öksürme şikayeti
  • Dişlerde sararma ve diş çürümesi
  • Kronik sinüzit şikayeti
]]>
Reflü Mide Bulantısı Yaparmı https://www.reflu.gen.tr/reflu-mide-bulantisi-yaparmi.html Wed, 21 Nov 2018 01:11:13 +0000 Reflü Mide Bulantısı Yaparmı, Reflü mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına denir. Yemek borusunun alt kısmında bulunan kapakçıkta gevşeme olduğunda, mide asidi yemek borusuna kaçarak mide ekşimesine, mide ve göğüs Reflü Mide Bulantısı Yaparmı, Reflü mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına denir. Yemek borusunun alt kısmında bulunan kapakçıkta gevşeme olduğunda, mide asidi yemek borusuna kaçarak mide ekşimesine, mide ve göğüste yanma, ağza ekşi- acı su gelmesine ve bu şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olur. Normalde sindirim sistemimizdeki içeriğin hareketi ağızdan, yutma borusuna, yutma borusundan mideye ve mideden onikiparmak bağırsağına doğrudur. Fakat reflüde ise mide içeriği yemek borusuna geri kaçmaktadır. Asitli mide içeriği yemek borusuna gelir ve uzun süre orayla temas eder ve böylece yemek borusu asitten kendini koruma özelliğini yok eder. Geriye kaçan bu sıvı hastaların çoğunu rahatsız etmekte ve yemek borusuna zarar vermektedir. Geriye kaçan sıvı içine mide asidi ve protein sindirilmesinde kullanılan pepsin adlı bir enzim bulunur. Bu sıvıda yemek borusuna en zararlı madde asittir. Bu asit sadece mideye değil yemek borusuna, boğaza, ses tellerine ve akciğere de zarar verebilmektedir. Reflü insanların hayatını ciddi olarak etkileyen bir rahatsızlıktır. Reflü her zaman kendini gösterebilmektedir yatakta, gün içerisinde, uykuda veya ayakta. Reflünün tedavi edilmemesi sonucu ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Örneğin yemek borusunda daralma, ülser veya kanama oluşabilir. 


Reflü genel olarak aşırı mide asidi üretimine neden olan yiyeceklerin daha az tüketimi ile kontrol altına alınabilir. Mide asidi üretimi beslenmede yapılan değişikliklerle azaltılmaz ise mide asidini düzenleyici ilaçlar da kullanılabilir. Reflüde sık görülen şikayetler ise: Göğüs ağrısı, acı tat, ses kısıklığı, boğaz ağrısı, öksürük, hazımsızlık ve mide bulantısıdır.  Sindirimi zor aşırı baharatlı yemekler yediyseniz bu gıdaların sindirimi için mide daha fazla asit salgılar  ve reflünün neden olduğu ağrılar şiddetli ve uzun süreli olur. Mide bulantısı pek çok farklı sağlık sorunları ile yaşanabildiği için bulantıya reflünün  neden olup olmadığını belirlemek pek çok kolay değildir. Fakat bazı kişilerde reflü kendini sadece mide bulantısı ile belli edebilmektedir. Reflü olan kişide mide bulantısı yemeklerden 1-2 saat arasında artıyor ise kesinlik kazanır. Reflü genelde hamile bayanların çoğunda görülebilmektedir. Nedeni ise artan hormon düzeyleri büyüyen fetüsün bölgeye yaptığı baskı sonucu hem ağrı hemde mide bulantısı olmasıdır. 

Reflü Mide Bulantısı Yaparmı
Reflü mide bulantısı yaparmı sorusuna ise günümüzde tıp şöyle cevap vermiştir. Reflü bazen kişilerde ağrı yapmadan mide bulantısı ile de kendisini gösterir. Bu yüzden mide bulantısı yaşamamaları için bazı yiyeceklerden kaçınmaları gerekmektedir. Kısaca mide bulantısı yapan yiyecekler ise: Asitli meyve, çikolatalar, kafein içecekleri, alkol, aşırı yağlı yiyecekler, baharatlı yiyecek, kola, kızartma, nane, sarımsak, soğan, domates gibi yiyeceklerdir. Bu tür yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bazen baş ağrısı için kullanılmakta olan ilaçlar ise kullanıldıktan sonra büyük bir mide bulantısı göstermektedir fakat kişiler mide rahatsızlığı sanmaktadır bu yüzden mide koruyucu ilaçlar kullanmaktadır. Aslında mide bulantısı yaşayan kişi büyük ihtimalle reflü rahatsızlığı olduğunu göstermektedir. Reflü ağrısı ve bulantıları azaltmak birazda sizin elinizde nasıl mı Azar miktarda sıklıkla yemek tüketin ve yediğiniz yemekleri iyice çiğneyerek yavaş yavaş yiyerek tüketin. Bu sayede mideye binen yükü hafifletmiş olursunuz bulantıları az miktara düşürebilirsiniz. Eğer reflü mide kapak mekanizmasındaki yapısal bir sorunla oluşuyor ise mide içeriğinin özellikle de yemek sonrası yada öne eğilme, ıkınma gibi mide içi basınca artırıcı hareketler sonrasında mide içeriğinin yemek borusuna çıkması bulantı ve öğürme yaratabilir. Özellikle sabahları gece boyunca devam eden reflünün ağızda bıraktığı acı tat ve yemek borusu hasarı sürekli bulantıyı tetiklemektedir. 
]]>
Reflü Bulantı Yaparmı https://www.reflu.gen.tr/reflu-bulanti-yaparmi.html Wed, 21 Nov 2018 06:37:54 +0000 Reflü bulantı yapar mı, Reflü midenin içerisindekilerin hastanın istemi dışında yukarı doğru yutma borusuna, gırtlağa kaçmasıyla meydana gelen bir olaydır. Reflü bir mide hastalığıdır. Reflünün birçok belirtisi Reflü bulantı yapar mı, Reflü midenin içerisindekilerin hastanın istemi dışında yukarı doğru yutma borusuna, gırtlağa kaçmasıyla meydana gelen bir olaydır. Reflü bir mide hastalığıdır. Reflünün birçok belirtisi vardır bu belirtileri arasında da mide bulantısı şikayeti vardır. Gece boyunca reflü devam ettiğinden ağızda bırakmış olduğu acı ve kötü tattan dolayı sabahları reflü hastalarında mide bulantısı yapar.

Reflü Bulantı Yaparmı

Reflü midenin kapak mekanizmasından kaynaklanıyorsa mide bulantısı olur. Hastalar yemek yedikten sonra eğildikleri zaman veya  ıkındıklarında midenin içindekiler yemek borusuna kaçar. Reflüsü uzun zamandır olan hastalarda bir hassasiyet oluşmuş olup bulantı olur. Reflü hastaları genelde mide bulantısından dolayı oruç tutamazlar. ]]>
Reflü Tedavisi Ne Kadar Sürer https://www.reflu.gen.tr/reflu-tedavisi-ne-kadar-surer.html Thu, 22 Nov 2018 04:29:42 +0000 Reflü Tedavisi Ne Kadar Sürer, Reflü (gastroözofageal reflü) tedavisi hastalığın seyrine ve kişinin yaşam biçimine göre değişen sürelerde tamamlanabilmektedir. Ancak çoğu zaman reflüsü olan kişilerde, bu hastalığın se Reflü Tedavisi Ne Kadar Sürer, Reflü (gastroözofageal reflü) tedavisi hastalığın seyrine ve kişinin yaşam biçimine göre değişen sürelerde tamamlanabilmektedir. Ancak çoğu zaman reflüsü olan kişilerde, bu hastalığın sebebiyet verdiği yakınmalar ömür boyu sürebilmektedir. 

Bilinçli ve reflünün farkında olan bir hastanın özel tedavilere gereksinim olmaksızın, bazı basit önlemlerle hayatı boyunca kontrollü ve rahat yaşaması mümkün olabilmektedir. Bunlar arasında; akşamları geç yemekten kaçınmak, uyku saatinden  2-3 saat öncesine kadar herhangi bir yiyecek tüketmemek, reflü yastığı kullanmak ya da yatağın baş kısmının yüksek olmasını sağlamak, sol tarafa dönük olarak uyumak, fazla kiloları vermek, tek öğünde yenilen yemek miktarını azaltarak öğünleri sıklaştırmak, alkolü kesmek, sigarayı bırakmak, kahve ve çikolatadan uzak durmak, çok fazla yağ içeren sosları kullanmamak, krema ve mayonezli yiyeceklerden kaçınmak, kızartma yerine haşlama tercih etmek, çiğ olarak soğan yememek ve stresten uzaklaşıp meditasyon yapmak sayılabilir.

Ancak bazı durumlarda yukarıda sayılan önlemler reflü tedavisi için yetersiz kalabilmektedir. Bu gibi durumlarda bazı çiğneme tabletleri ve şuruplar (antiasit) kullanılmaktadır. Mide asit seviyesinin düşürülerek hastanın kısmen rahatlatılması hedeflenmektedir. Ancak bu ilaçların yemek borusunda oluşmuş yaraların tedavisinde etkili olduğu söylenemez. Zaten bu ilaçları kullanmaya devamlı olarak gereksinim duyan kişilerin derhal doktora görünerek endoskopi yaptırmaları şikayetlerin nedeni hakkında aydınlatıcı olacak ve tedavi kürü planlanarak süreç başlatılmış olacaktır. Antiasitler dışındaki reflü tedavisinde başvurulan en etkin ilaç, proton pompası inhibitörü adı verilen ilaçlardır. Bu grup mide asidi sekresyonunu azaltmada uzun süreli etkiye sahiptir. Bu tarzdaki ilaçların uzun süreli olarak kullanımında sorun olmayacağı 15 yıl gibi bir süreyle kullanımının mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Fakat gastroskopik tetkiklerin yapılmasının ardından bu ilaçlar mümkün olan en düşük dozda kullanılmalıdır. Yine aynı amaçla kullanılan ve farklı etki sistemine sahip bir başka ilaç ise H2-reseptör blokörü olarak adlandırılan ve genel üyeleri benzimidazol türevleri olan gruptur. Fakat yapılan çalışmalar imidazopiridin grubu ilaçların tedavide daha verimli olduğunu ve reflü tedavisi süresini kısalttığı göstermiştir. 

Reflü Tedavisi Ne Kadar Sürer

Tedavide kullanılan ilaçlar belirlenirken hastanın hali hazırda almakta olduğu reflü tetikleyicisi olarak bilinen astım, tansiyon, hormon ilaçları, antidepresan ve antibiyotik gibi ilaçlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

İlaç tedavileri yeterli gelmediyse hasta, cerrah ve gastroenterolog tarafından alınan ortak kararla yapılan, Laparaskopi metodu ile mide girişinin sıkılaştırılması temeline dayanan cerrahi müdahaleler de yaygındır. Fundoplikasyon olarak adlandırılan ve çok deneyimli bir cerrah tarafından yapılacak bu müdahalede, yanma hissi ve ağza asit gelişi neredeyse tamamen durdurulmaktadır. Ancak bu ameliyat sonrasında bazı hastalarda yutma güçlüğü, kusma ve geğirme fonksiyonunun ortadan kalkması ve fazlaca gaz çıkarma gibi durumlar gözlenmektedir. Bazı durumlarda ise, özellikle müdahaleden sonra uzun zaman geçtiğinde, ameliyata rağmen ilaç kullanımı gerekmektedir. Endoskopik bazı yöntemler de mevcut olup çok yeni olduklarından yan etkileri tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle çok fazla önerilmemektedir.

]]>
Reflü Ameliyatı Sonrası https://www.reflu.gen.tr/reflu-ameliyati-sonrasi.html Fri, 23 Nov 2018 04:09:40 +0000 Reflü ameliyatı sonrası, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması şeklinde oluşan kronik bir hastalıktır. Mide ağrısı ile başlayan ağza acı su gelmesi, göğüste yanma şikayetleriyle devam eden belirtileri vardır. Önceli Reflü ameliyatı sonrası, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması şeklinde oluşan kronik bir hastalıktır. Mide ağrısı ile başlayan ağza acı su gelmesi, göğüste yanma şikayetleriyle devam eden belirtileri vardır. Öncelikle ilaç ve tavsiyelerle tedavi yöntemi uygulanır fakat şikayetleri gerilemeyen hastaya ameliyat önerilir. Ameliyat ise iki şekilde gerçekleştirilir: Laparoskopik yöntem, açık ameliyat.

Ameliyat riskleri, Ameliyat esnasında herhangi bir organ veya doku kesilmesi söz konusu değildir. Ameliyat sırasında yemek borusu, karaciğer dalak mide gibi organlarda yaralanma ve kanama riski nadir de olsa göz önünde bulundurulur. 

Reflü ameliyat sonrası; Hasta, buruna takılı bir sonda ile ameliyattan çıkar. bu sonda mide ve yemek borusundan dışarı uzanan "Nazogastrik Sonda" adı verilen bir hortumdur. Ameliyat sonrasında bir gün daha bekletildikten sonra sonda çıkartılır. Hastaların çoğunda ameliyat sonrası ilk bir veya iki hafta yutma güçlüğü olabilir. Bu iki hafta sıvı ve yumuşak besinler tüketilmelidir. Ekmek veya katı gıdalar üçüncü haftadan sonra tüketilmelidir. Ameliyat sonrası karında şişlik meydana gelebilir, bir kaç ay içerisinde geçebilecek normal sıkıntılar arasındadır.

Reflü Ameliyatı Sonrası

Reflü ameliyat sonrası diyet:

  • Sıvı gıdalar tüketmek: Az miktarda ve günde 3-4 kez tanesiz gıdalar (su, meyve suyu, meyve çayı) tüketilmelidir.  Yavaş ve yudum yudum tüketilmelidir. Çok sıcak ve çok soğuk içecekler tüketilmelidir. Gazlı içecekler tüketilmemelidir.
  • Yumuşak gıdalar tüketmek: Yiyecekleri çok yavaş çiğnemeli ve yeterince ezilene kadar yutulmamalıdır. Yağlı gıdalar, domates, alkol, bakliyatlar tüketilmemelidir.
Reflü ameliyat sonrası doktora başvurulması gereken durumlar:
  • Tekrarlayan ve geçmeyen öksürük
  • Yutmada güçlük
  • Düşmeyen yüksek ateş
  • Kesi yerinde akıntı
  • Şiddetli karın ağrısı ve günlerce devam eden şişlik
  • Bulantı ve kusma
  • Uzun süren kabızlık
Reflü ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler:
  • 5 Kg üzerinde ağırlık kaldırmamak
  • Hamilelikten kaçınmak
  • Kabızlık yapabilecek yiyecekler tüketmemek
  • Şiddetli öksürmek ve öğürmek
]]>
Boğaz Reflüsü İlaçları https://www.reflu.gen.tr/bogaz-reflusu-ilaclari.html Fri, 23 Nov 2018 18:18:04 +0000 Boğaz reflüsü ilaçları, Mide ve yemek borusu arasında kalan kapakçığın tam kapanamaması ile midedeki asidin yemek borusuna kaçmasına reflü denir. Reflü mide hastalıklarının belirmesi ile daha da şiddetlenebilir. Reflü tedav Boğaz reflüsü ilaçları, Mide ve yemek borusu arasında kalan kapakçığın tam kapanamaması ile midedeki asidin yemek borusuna kaçmasına reflü denir. Reflü mide hastalıklarının belirmesi ile daha da şiddetlenebilir. Reflü tedavisi geciktirilirse doku tahribi meydana gelir ve faranjit gibi hastalıklarda meydana gelir. Hastaların uzun süreli antibiyotik kullanmaları gerekebilir. 

Reflü tedavisi genellikle sosyal yaşantıda düzenlemeler ve doktorunuzun verdiği ilaçlar yardımı ile düzelen bir hastalıktır. Hastalara reflü için en etkili ilaçlardan birisini anlatacak olursak yapmaları gereken ilk şey fazla kilolardan kurtulmak olacaktır. Reflü genellikle kilolu insanlarda daha yoğun olarak görülmektedir. Daha sonra yapılması gereken en önemli tedavi şekli ise gıda düzenlemesi yapılması olacak. Sürekli tüketilen aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durulması, ayrıca aşırı baharatlı yiyeceklerinde kullanımına da dikkat etmelidirler. Düzenli beslenmeye çok dikkat edilmelidir. Reflünün bir diğer tedavi şekli ise hastaların düzenli olarak spor yapmalarıdır. Her sabah düzenli olarak yürüyüş veya yaşınıza göre oluşturulacak spor programları reflünüz için çok etkili bir tedavi şekli olacaktır. Reflünün en belirgin tedavi yöntemi ise hekiminizin vereceği ilaçlar olacaktır. Reflü hastasıysanız hekiminizin önerileri çok büyük önem taşıyacaktır. Sadece reflü değil, başka hastalıklarda reflüye etki ediyor olabilir veya reflüden farklı hastalıklar ortaya çıkıyor olabilir. Reflü için doktorunuzun önereceği ilaçlar olabilecektir fakat reflüyü şu ilaç kesin geçirir diye bir kaide yok, reflü için fizik tedavi yöntemleri ile birlikte doktorunuzun önereceği belli başlı hareketler vardır bunlardan kısaca bahsedecek olursak.
Boğaz Reflüsü İlaçları
  • Yatarken vücudun üst kısmının yukarıda olmasında yarar vardır. Bunun içinde başınızın altındaki yastık sayısını arttırabilirsiniz. 
  • Sol tarafınıza dönerek yatmanız reflüye iyi gelecektir. 
  • Akşam yemeğini geç saatlerde yememeye dikkat edin, 
  • Fazla kilolardan kesinlikle kurtulmalısınız, fazla kilolar karındaki basıncı arttıracağından reflüyü tetikleyecektir.
  • Nane, nane şekeri ,çikolata, aşırı yağlı, fazla tuzu yiyeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür yiyeceklerden uzak durmalısınız bunlar mide sindirimini zorlaştıracağı için mide kapakçığına basınç uygularlar.
  • Az yağlı, protein bakımından zengin yiyecekler tüketmenizde yarar vardır.
  • Alkol ve sigara özellikle reflüyü arttıran yönde etki yapacaktır, kesinlikle kullanmamalısınız. 
  • Sakız çiğnemek veya leblebi yemek yaralı olabilecektir.
  • Karnınızı sıkan korse, kemer, bel bandı gibi giysiler kullanmamalısınız. Bu giysiler midenize baskı yaparak mide kapakçığına yüklenmeyi arttıracaktır.
  • Kullandığınız bazı ilaçlarda reflüyü tetikliyor olabilir. Eğer ki kullandığınız ilaçlar sonucu reflünüzde artmalar mevcut ise hemen doktorunuza başvurmanızda yarar olacaktır. 
  • Gebelik dönemlerinde kadınların karın bölgesinde basınç artacağı için reflü oluşabilir. 
  • Yemek yedikten sonra spor yapmamaya özen gösteriniz. 
  • Bir defada çok yemek yerine sık sık az yemeyi tercih edin.
  • Ayrıca bazı egzersizleri yaparken çok dikkat edin reflüyü arttırıcı yönde etki yapabilmektedir. Özellikle de mide hareketleri çalışırken.
Bu gibi durumların uygulanması reflü açısından çok iyi geldiği bilinmektedir. Ancak bu yöntemleri uygulamadan önce kesinlikle bir hekime başvurmanızda yarar olacaktır. Reflü diye zannettiğiniz farklı bir hastalığınız ortaya çıkabilir. Çok dikkatli olmalısınız. Açık konuşmak gerekirse reflü hemen geçen bir hastalık değildir. Yıllarca sürebilir. Reflü düzenli beslenilme ve fizik tedavi yöntemleri ile dindirilebilir. 

]]>
Reflü Ağız Kokusu Yapar Mı https://www.reflu.gen.tr/reflu-agiz-kokusu-yapar-mi.html Sat, 24 Nov 2018 14:05:29 +0000 Reflü ağız kokusu yapar mı, Ağız kokusu nedenleri aralarında bir sürü fazla etkili olmasa da reflü araştırılması gerekli meydana gelen en mühim nedenlerden biridir. Reflü nedenleri ve reflünün oluş şekli, ağız k
Reflü ağız kokusu yapar mı, Ağız kokusu nedenleri aralarında bir sürü fazla etkili olmasa da reflü araştırılması gerekli meydana gelen en mühim nedenlerden biridir. Reflü nedenleri ve reflünün oluş şekli, ağız kokusunu da yaratan etkenler olmaktadır. Reflünün en mühim semptomları; mide içinde yanma, ekşime, ağza acı veya ekşi su gelmesi, ağızda ekşimsi lezzet duygusu, yutmada güçlük, öksürük, yutak iltihabı gibi boğazda yanma duygusu, ağrı, diş etinde hassasiyet, ağızda koku.

Normal koşullarda, yiyecek borusu ve mide aralarında bulunan sfinkter mekanizması yiyecek borusundan mideye doğru  geçişe müsaade verir, mideden yiyecek  borusuna besin kaçışına mani  olabilir. Bu sayede  edinilen gıdalar hem mekanik  olarak hem de kimyasal olarak karıştırılır, benzer sürede asit ve öbür sindirim  enzimleriyle sindirilir. Reflü veya tıbbi ismiyle GastroÖzofageal Reflü hastalığı, yiyecek borusu ve mide arasındaki bu sfinkter mekanizmasının eksiksiz manasıyla görev yapamaması sebebiyle  oluşur.  Ve mide içerisindeki asitle sindirime uğramaya çalışılan gıdalar ve sıvı/akışkan yiyecek borusuna ve üstelik bazen yutak ve ağza denli geriye kaçabilir. İşte, bu geriye kaçan asitli mayi, yiyecek borusunda tahrişe neden olur ve yanma şikayeti oluşur Ek olarak da yukarılara kaçan mayi, boğaz ve ses tellerinde tahrişe neden olur ki bu da  yutak iltihabı, boğazda yanma ağrı, yutma güçlüğü, boğazda takılma duygusu ve  öksürük şikayeti ile  kendini gösterir. Ve sonunda mide ve yiyecek borusu arasındaki bu bağlantı, bu şekilde  sürdüğü müddetçe, asit ve sindirilmeye çalışılan  gıdalar, ağızda ve nefeste berbat bir koku hissine yöntem açar ki bu şekilde hastalarda samimi iştirak eden bir ağız kokusu yakınmasıyla sağlık kuruluşlarına danışırlar.

Reflü Ağız Kokusu Yapar Mı
Reflüye yöntem açan en mühim sebep, yiyecek borusuyla midenin birleşme yerindeki mekanizmanın bozulmasıdır. Reflü hastalarının en mühim yakıntıları ise göğüste yanma, ağza iştirak eden acı bir lezzet, ağız kokusu, şişkinlik, geğirti, gaz yakıntıları, öksürük ve çarpıntı nöbetleridir. Reflü problemi olanlarda asitli mide muhtevası yiyecek borusuna geriye kaçar ve yiyecek borusuyla uzunca zaman değme ederek dokusunu zedeler. Reflüye yöntem açan en mühim sebep yiyecek borusuyla midenin birleşme yerindeki mekanizmanın bozulması, gevşek bir duruma gelmesidir. Normalde sistem sıkı çalıştığında bunun için izin vermez. Reflü hastalarının en mühim yakıntıları göğüste yanma, ağza iştirak eden acı bir lezzet, ağız kokusu, yemeklerden hemen ardından meydana çıkan geceleri yatıldığında belirginleşen- şişkinlik, geğirti, gaz yakıntıları, öksürük ve çarpıntı olması nöbetleridir. Ağız içinden kaynaklı, berbat  kokular  giderildikten hemen ardından, salt model reflü ile alakalı bir denetim yapılmalı. Reflünün nedenleri aralarında kesinlikle model   bilinmemekle  beraber mide  fıtığının olması,  berbat  beslenme  alışkanlıkları, baskı, hamilelik, obezite sayılı. Reflünün ağız kokusu dışarısında bir sürü ek olarak önemli problemlere yöntem  açabildiği bilinmelidir. Öncelikle reflü rahatsızlığının varlığının tespiti, teşhisin konulmasıyla işe başlanmalıdır ve rehabilitasyona acilen geçilmelidir.

 İyileştirme seçenekleri şunlardır
  • Rejim ( Yiyecek alışkanlıklarının tertip etmesi)
  • Hayat tarzında değişiklikler yapmak
  • İlaçlar ( Antasitler, Proton Pompa İnhibitörleri gibi)
]]>
Bebek Reflü Yastığı https://www.reflu.gen.tr/bebek-reflu-yastigi.html Sun, 25 Nov 2018 10:00:24 +0000 Bebek reflü yastığı bebeklerde reflu kapakçığı tam gelişmediği amaçlı mide asitleri yiyecek borusuna kaçar ve bu da sıkça kusmalarına ne sebeple olur. Bu yastık yatış pozisyonunu düzenleyerek mide asidinin yiyecek boru Bebek reflü yastığı bebeklerde reflu kapakçığı tam gelişmediği amaçlı mide asitleri yiyecek borusuna kaçar ve bu da sıkça kusmalarına ne sebeple olur. Bu yastık yatış pozisyonunu düzenleyerek mide asidinin yiyecek borusuna gerçek ilerlemesini önler. Hemen Yan yatış şeklinde beli ve karnını savunan yastıkları yardımıyla bebek huzurlu eder. Surat üstü yatış olduğunda verdiği eğilim yardımıyla midesi huzurlu ederken, süngerde bulunan delikler soluksuz kalmasını önler. 

Yetişkinlerde görülen reflü sağlık sorunu ve mide yanması model bilinir, esasında bebeklerde fazladan görülüyor.  Çok kusmayla ve öksürme ile kendini gösteren reflüde; en mühim puan 'sabırlı olmayı' bilmek ve kolay tedbirler almak. Yüzdelik 80'i bebek bir yaşına geldiği zaman atlatılan reflüye karşı; bebeğinizi baş dik yatırın, anne sütüyle az ve sıkça besleyin, biberondan uzak durunuz. 

Bebeklerde reflü olur mu

Yetişkin sağlık sorunu model bilinir şayet esasında durum tam tersidir. Reflü sağlık sorunu, sanıldığının tersine yalnızca yetişkinlerde görülmez; üstelik daha sık sık bebekler ve çocuklarda görülür. Bebeklerde reflünün sık görülme sebebi, alınan gıdaların mideye geçişine müsaade veren kapakçık sisteminin şimdilik olması gerektiği kadar çalışmıyor olması ve bebeklerin genellikle yatar pozisyonda iken, sıvı/akışkan gıdalar ile beslenmesidir.

Bebek Reflü Yastığı
Bebeklerde reflünün belirtileri

Bebeklerin fazla mama yedikten ya da süt emdikten bir zaman daha sonra yediklerini çıkarırlar. Birtakım bebeklerde bu daha sık ve yüklü model görülmektedir. Bebekler yediklerini çok sık çıkardıklarında, anne ve babalar telaş yaparak doktora başvurur. Reflü; birçok çeşitli belirtiyle birlikte kendisini gösterdiği amaçlı ve öbür uzuvları da etkilediği amaçlı birçok hastalıkla karıştırılabilmektedir. O sebeple belirtilerini oldukça iyi bilmek gerekmektedir. Bir daha eden üst solunum yolu irinleri, son bulmayan ses kısıklıkları, hırıltı şikayetleri, öksürük benzeri solunum karayolu belirtilerinde, reflü sağlık sorunu olasılığı düşünülmelidir. 

Bebeklerde oluşan reflü farklı hastalıklara da ne sebeple olur mu

Bebeklik döneminde meydana gelen reflüler genellikle kendi kendine ya da alınacak birtakım önlemlerle düzelmekle birlikte birtakım çeşitli hastalıklara da ne sebeple olabilmektedir. Şunlar içerisinde en sık sık rastladıklarımız; yiyecek borusu deformiteleri, larenjit, solunum yolu enfeksiyonları, zatürree, anemi, sinüzit ve ortada kulak irini sayılabilir.

Ne benzeri tedbirler alınabilir

Bebeğin reflüden az etkilenmesi amaçlı duruş şekline çok İlgi etmek gerekir. En gerçek pozisyon; yiyecek yedikten daha sonra onları karın üstüne baş yukarıda olacak biçimde yatırmaktır. Fakat bebeklerin birçok bu biçimde durmak istemez ve ağlarlar; bu vaziyette bebek sırt üstüne ve baş ve gövdesi dik olacak biçimde 45 derecelik açıyla, yukarıda olacak biçimde yatırılabilir. Bu duruş amaçlı yataktan kaymayı önleyici yastıklardan faydalanılabilir. Her şeyden önce; anne sütü ile beslenen bebeklerde reflü daha az görülür. Bebek olası olduğunca anne sütü ile, az ve sık aralıklarla beslenmeli. Anne sütü almayan bebeklerde; mamada değişim inşa edilmesi, reflünün bir zaman azalmasını olanağı sağlar şayet bir zaman daha sonra yakınmalar tekrar başlar. Biberonla beslenmek de reflüyü artırıcı amaç yapabilmektedir; bebek biberondan mamayı çekemediği zaman daha çok miktarda gökyüzü yutar ve sonuçta reflüyü tetikler. Sert yiyeceklerle ve kaşık ile beslenmeye geçildiği zaman reflünün azalma gösterdiği görülür.
]]>
Reflü Öksürüğü Nasıl Geçer https://www.reflu.gen.tr/reflu-oksurugu-nasil-gecer.html Sun, 25 Nov 2018 16:42:39 +0000 Reflü Öksürüğü Nasıl Geçer, Reflü öksürüğü bir hastalık olmayıp bir bulgudur. Reflü, yenilen besinlerin mideden yukarı doğru çıkarak yemek borusuna ve boğaza gelmesine denir. Reflünün oluşmasında genelde Reflü Öksürüğü Nasıl Geçer, Reflü öksürüğü bir hastalık olmayıp bir bulgudur. Reflü, yenilen besinlerin mideden yukarı doğru çıkarak yemek borusuna ve boğaza gelmesine denir. Reflünün oluşmasında genelde yemekten sonra ağza acı su ve besin gelmesidir. Bu sebeple besinin geri boğaza gelmesi ile boğazı tahriş eder ve yemek borusunu korunmaz hale getirir. Söz konusun olan mide içeriğinin organlara kaçması sebebi ile göğüste yanma ve öksürük reflünün başlıca belirtileridir. Bu durumda sürekli ve geçmeyen öksürükle seyreden en önemli nedenleri arasında boğazın arka kısmı mikroplara, toza ve ısıya karşı hassas olmasıdır. Genelde mikroplar yada virüsler boğazı tahriş eden diğer faktörler ise geceleri yemek yiyip yatmak, kahve ve çay tüketimi ile reflü hastalığı görülebilir. Bunlardan başka sinüzit ve burun arkasından gelen sürekli akıntı olmasından kaynaklanır. Çünkü aşırı sıcak veya soğuk yiyecekler, bademcik iltihabı, asitli içeceklerde sebep olabiliyor. Reflüye bağlı öksürüğün tedavisinde mide asidini engelleyen ilaçlar önerilir. Reflü tanısında kullanılan yöntemlerden biri de endoskopidir. Bu yöntem ile reflünün önlenmesi için her hastaya uygulanması gereken bir yöntemdir.

Endoskopi; Mide kapağının durumu, yemek borusunun hasarı ve mide yüzeyindeki rahatsızlıklar tanımlanır. Sonuç olarak reflü olan hastaların yemek borusunun içini örten iç tabakasının aside karşı kendini koruyacak yapısı yoktur. Bu yüzden reflü tedavisinde en önemli olan tükettiğiniz gıdalar ve ağır besinlerden dolayı midenin sindirime başlaması için daha fazla asit salgılar. Bu nedenle reflü olan hastalara zayıflaması önerilmektedir. Şişmanlık mide üzerine baskı yaparak reflüyü kolaylaştırır. Miktar olarak fazla yemek yememeleri ve sofradan kalktıklarında midede biraz boşluk kalması önerilmektedir. Ayrıca diyet yaparken yağ miktarı azaltılmalıdır. Reflüde tedavilere ek olarak iyileştirme sürecine yararlı etkenler olarak bazı kullanılan uygulamalardır.

Reflü Öksürüğü Nasıl Geçer

Kişisel Tedavi ; Yatarken çift yastık kullanılmalı ve baş seviyesinin yükseltilmesi gereklidir. Böylece hasta uyurken asit mideden yemek borusuna geçişini zorlayacaktır. Genellikle reflüye sebep olan yiyecek ve içeceklerden mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Bunlar; Çikolata, portakal suyu, asitli içecekler ve kafeinli içeceklerdir. Ayrıca aşırı yemekten kaçınmak gerekir. Bunların kullanımı için gerekli sınırlamalar yapılması gerekmektedir.

Elma Sirkesi; Reflü öksürüğü için bitkisel tedavide kullanılan doğal bir üründür. Yemeklerden önce bir tatlı kaşığı veya yemek esnasında bir su bardağına karıştırılarak bir çorba kaşığı elma sirkesi içmek mide asitlerini bloke eder. Organik elma suyu sirkesi de kullanmanız daha fazla yarar sağlayacaktır.

Zencefil Kökü; Sindirime yardımcı olan doğal bir üründür. Reflü öksürüğü olan hastalara faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Zencefil doğal olarak tüketilmesi tavsiye ediliyor. Şayet kapsül şeklinde olanı kullanılırsa ve hassas bir mide yapınız varsa azaltarak yemek borusu çeperinin rahatlamasını sağlayacaktır.

]]>
Bebeklerde Reflü Nasıl Anlaşılır https://www.reflu.gen.tr/bebeklerde-reflu-nasil-anlasilir.html Sun, 25 Nov 2018 23:02:31 +0000 Bebeklerde reflü nasıl anlaşılır, bebeklerde özellikle ilk 3 ay içindeki reflü belirtileri oldukça normal kabul edilmelidir. Çünkü 3 ay süresince aldıkları sütü dışarıya çıkarmamaları için, bebeklerin yemek Bebeklerde reflü nasıl anlaşılır, bebeklerde özellikle ilk 3 ay içindeki reflü belirtileri oldukça normal kabul edilmelidir. Çünkü 3 ay süresince aldıkları sütü dışarıya çıkarmamaları için, bebeklerin yemek borularının 2 cm kadar olması gerekir. Ancak bebeklerin bu dönemde yemek borusu 0,5-1,0 cm arasında olur. Fakat bebekler dik oturmaya başladığında, karın kasları kuvvetlendiğinden, reflü sorunlarının ortadan kalkmış olması gerekir. Hala daha reflü belirtilerinin devam etmesi halinde, bebeklere nörolojik sorunların varlığına da bakılması gerekir.

Bebeklerdeki sorunlar sindirim sisteminden ya da solunum sisteminden kaynaklanabilir. Sindirim sisteminden kaynaklandığında öğürme, huzursuzluk, kusma, göğüste yanma, yemekte ağrı hissedilmesi gibi belirtiler ortaya çıkar. Solunum sisteminden kaynaklandığında ise, akciğer enfeksiyonları, nefes almada zorluk, astım yakınması, öksürük gibi belirtiler olur. Bazen diş çürükleri, mide asidinin neden olduğu kanamalar, demir eksikliği olabilir. Bebeklerde nörolojik sorunlardan kaynaklanan kasılmalarda, reflüyü tetikleyici sebeplerden biridir.

Bebeklerde reflü teşhisi nasıl yapılır 

Bebeklerde yukarıdaki belirtilerin olması halinde, reflünün varlığı ortaya çıkabilir. Ancak kesin teşhis için bazı testlerin yapılması gerekir.

Özafagus mide duedenum grafisi (ÖMD): Yemek borusuna ağızdan yerleştirilen ve röntgenle takip edilen özel sıvıyla midede olan ve yemek borusuna giden kaçaklar belirlenir. Test sırasında 2 defa reflü izlenmesi ya da özel sıvının yemek borusunda gerektiği gibi ilerlememesi halinde reflü teşhisi yapılır.

24 saat PH monitorizasyonu: Burundan özel bir katater ile mide girilmekte ve 24 saat süreyle olan kaçaklar belirlenir. Tetkik sırasında PH değeri bir saatten fazla 4,0 ya da bunun altında kalıyorsa, bebeklerde reflü teşhisi yapılır. Bu reflünün belirlenmesindeki en önemli testlerden biridir.

Bebeklerde Reflü Nasıl Anlaşılır

Yemek borusu monometrisi: Bu test yemek borusunun altının yeterince kasılmadığında, mide asidine engel olamadığında yemek borusunun basıncını ölçer.

Mide boşaltım sintigrafisi: Bu mide içeriğinin boşaltılması zayıf olan hastalarda kullanılan bir testtir. Bununla mide çıkışına yapılması gereken işlemler tespit edilir.

Endoskopi: Yemek borusundaki asit yüzünden kaynaklanan yanıkların belirlenmesinde kullanılır.

Bebeklerde reflü tedavisi nasıl yapılır

Reflü sorunu olan bebeklerde 3-4 hafta mamanın dik olarak yedirilmesi, az ve sık beslenmeleri, mamaların daha koyu kıvamda hazırlanması ve sırt üstü yatırılmaları gibi önlemler alınarak, bebeklerdeki etkisi izlenmelidir. Eğer bu tedbirlerle iyileşme elde edilemezse, mide asidini düşürmek için proton pompa inhibitörü kullanılarak, mide boşalmasını hızlandıran ilaçlarla birlikte reflü tedavisine başlanmalıdır. Fakat ilaç tedavisiyle birlikte, koruyucu önlemelerde alınmalıdır. Bu tedavilerden sonuç alınamaması halinde, kapalı cerrahiyle tedaviye başlanır. Bu karar bebeklerde reflünün kronikleşmesine fırsat verilmeden alınmalıdır. Önemli olan bebeklerin sağlığının korunmasıdır.

]]>
Reflüye İyi Gelen Yiyecekler https://www.reflu.gen.tr/refluye-iyi-gelen-yiyecekler.html Mon, 26 Nov 2018 14:35:23 +0000 Reflüye iyi gelen yiyecekler, Bazı gıdalar ve gereğinden fazla yemek yemek mide asidi üretimini arttırarak reflü şikayetlerine yol açabilir. Bazı gıdalar ise mide asidi üretimini dengeleyerek reflü belirtilerini hafif Reflüye iyi gelen yiyecekler, Bazı gıdalar ve gereğinden fazla yemek yemek mide asidi üretimini arttırarak reflü şikayetlerine yol açabilir. Bazı gıdalar ise mide asidi üretimini dengeleyerek reflü belirtilerini hafifletmek için tüketilebilir. Özellikle yağlı ve baharatlı gıdalar, domates, kafein içeren içecekler, sigara, alkol, reflü şikayetlerini arttıran yiyecekler arasında yer alır. Bu tür gıdalar özofagus kasının yeteri kadar çalışmamasına yol açabilir. Çünkü bu tarz bir beslenme mide asidi üretimini arttırarak tüketilen gıdaların daha geç sindirilmesine neden olur. Reflü şikayeti olan kişilerin sindirimi kolay ve aşırı mide asidine yol açmayacak gıdalar ile beslenmesi gerekir.

Reflüye İyi Gelen Yiyecekler

Soğuk Su Balıkları: Uskumru, somon, ton gibi balıklar omega-3 yağ asitleri bakımından zengin içeriğe sahiptir. Omega-3 yağ asitleri vücutta birçok alanda fayda sağlar. Bilindik en önemli faydaları beyin üzerinde yarattığı olumlu etkilerdir. Bu faydasının yanı sıra hasar gören kaslar ve dokularda onarıcı özelliği de vardır. Bu özelliği ile uzmanlar reflü şikayeti olan kişiler için soğuk su balıklarını önermektedir.

Sebze Ve Meyveler: Sebze ve meyveler lif bakımından zengin içerikte oldukları için sindirim sisteminin daha fonksiyonel çalışmasını sağlar. Temel beslenme ihtiyacını karşılayarak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Zararlı atıştırmalıklar yerine mevsiminde taze sebze ve meye ve tüketmek reflü belirtilerini hafifletir. Fakat bazı meyve ve sebzelerin reflüyü tetikleyici etkisi vardır. Örneğin domates, portakal, greyfurt, limon ve mandalina asitli içeriğe sahip olduğundan reflüyü tetiklemektedir. Bu tür sebze ve meyvelerin yerine kavun, elma, patates, biber, lahana, armut ve kiraz gibi sebze ve meyveler beslenme listesine eklenerek reflü kontrol altına alınabilir.

Reflüye İyi Gelen Yiyecekler

Bakliyat: Bakliyatlar lif ve protein bakımından zengin içeriğe sahiptir. Ayrıca tokluk süresini uzatarak sindirim sistemini geliştirici özellik taşırlar. Bu özellikleri sayesinde reflüye iyi gelen yiyecekler arasında yer alırlar. Protein bakımından zengin içeriğe sahip olan bakliyatlar yemek borusu ve mide arasında bulunan özofagus kasını zorlamaz ve bu kasın gelişimine katkıda bulunur.

Karbonat: Karbonat reflüye iyi gelenler arasında yer almaktadır. Yarım çay kaşığı karbonat 1 su bardağı suyun içine eklenerek karıştırılır. Karbonat tuzlu olduğu için kronik reflüsü olanlar için tavsiye edilmez.

Reflüye İyi Gelen Diğer Yiyecekler

  • Muz
  • Elma
  • Nohut
  • Bulgur
  • Çilek
  • Şeftali
  • Enginar
  • Avakado
  • Ahududu
  • Mercimek
  • Kepekli makarna
  • Brokoli
  • Fasulye
  • Beyaz peynir
  • Yağsız kıyma
  • Havuç
  • Tavukgöğsü
  • Ekmek
  • Kepek
  • Yulaf,
  • Esmer pirinç
  • Beyaz pirinç
  • Mısır ekmeği
  • Yumurta beyazı
  • Soya peynir
  • Yağsız krem peynir olarak sıralanabilir.
]]>
Reflü Hastaları Nasıl Beslenmeli https://www.reflu.gen.tr/reflu-hastalari-nasil-beslenmeli.html Tue, 27 Nov 2018 05:32:04 +0000 Reflü hastaları nasıl beslenmeli, günümüzde çoğu kişinin yakınması arasında yer alan reflü, önemli bir mide sorunudur. Ağızda çiğnenen besinlerin mideye gittikten sonra, besinlerin ya da bunların acı suyunun mi Reflü hastaları nasıl beslenmeli, günümüzde çoğu kişinin yakınması arasında yer alan reflü, önemli bir mide sorunudur. Ağızda çiğnenen besinlerin mideye gittikten sonra, besinlerin ya da bunların acı suyunun mideden yemek borusuna oradan da ağız içine geriye gelmesi reflü belirtisi olarak kabul edilir. Reflünün neden olduğu sorunların giderilmesinde, bunun önlenmesinde alınacak bazı önlemler hastalara yardımcı olabilir. Reflü hastalarının beslenmelerine dikkat ederek, rahatsızlığın etkilerini azaltmaları mümkün olabilir. Bu beslenme şeklinde uygulanan diyette hedeflenen reflü hastalığının etkilerinin azaltılmasıdır. Bu bir kilo verme diyeti değildir. Çünkü beslenmede hastaların yaşam boyu uzak kalması gereken besinler bulunmakta, reflü için sakıncası olmayan tüketilebilecek besinler bulunmaktadır.

Reflü hastalarının uyması gereken beslenme kuralları

  • Yemeklerin az ve sık tüketilmesine dikkat edilmelidir. Aşırı yağlı besinlerden uzak kalınmalı, günde öğünler 6-7 defaya bölünmelidir.
  • Besinler yavaş tüketilmeli, ağızda daha uzun çiğnenmelidir.
  • Sigara içen hastalar bunu bırakmalı ya da azaltmalıdır.
  • Giysilerde beli sıkan kıyafetler olmamalıdır
  • Yemeklerde sıvı tüketiminden uzak kalın.
  • Aşırı kilolu reflü hastalarının kilo vermesi yararlı olur.
  • Stresten kaçınmak, reflünün alevlenmesine engel olur.
  • Yemek yedikten sonra ağır egzersizlerden, hızlı hareketlerden kaçınılmalıdır.

Reflü hastaları hangi besinleri tüketmemelidir

  • Hazır meyve suları, çay, kahve, asitli içecekler ve alkol içeren içecekler
  • Sahanda yağda pişirilen yumurta ve tulum peyniri
  • Kuru fasulye, nohut, mercimek ve mısır gibi gaz yapıcı besinler
  • Aşırı yağlı ve kızartma şeklinde pişirilen besinler
  • Turşu, limon tuzu, sarımsak gibi içerikli besinler
  • Çiğ domates, kuru soğan ve nane
  • Turunçgiller, acı baharatlar, portakal, greyfurt gibi yiyecekler
  • Sosis, pastırma gibi şarküteri ürünleri, sakatatlar

Reflü Hastaları Nasıl BeslenmeliReflü hastalarının tüketebilecekleri besinler

  • Meyveli sütler, limonata, meyve çayları, süt ve salep
  • Papaya ve ananas gibi meyveler
  • Kırmızı et ve tavuk eti ızgarada ve haşlanmış olarak tüketilebilir
  • Bezelye, yeşil taze fasulye, havuç gibi sebzeler
  • Elma, muz, şeftali, çilek ve armut gibi meyveler
  • Lahana, brokoli, karnabahar, maden suyu
  • Mısır ekmeği, kepekli ve tahıllı ekmekler
  • Kızılcık suyu, yulaf ezmesi ve ızgara balık türleri
  • Beyaz peynir, haşlanmış yumurta, yeşil ve siyah zeytin
  • Kimyon, kekik, tarçın ve tuz
  • Kek, jöleli pastalar, sütlü tatlılar, bal ve reçel türleri
  • Pirinç, makarna ve pişmiş olan sebzeler

Reflü hastaları için örnek yemek menüsü

Sabah kahvaltısı: 2 dilim kepekli ekmek, 1 dilim beyaz peynir, 1 fincan şekersiz açık çay, 1 adet katı pişmiş yumurta beyazı, 3-4 siyah zeytin

Ara öğün: 1 adet elma ve yarım muz

Öğle yemeği: Derisiz ızgarada pişen tavuk eti, 4 yemek kaşığı yeşil fasulye yemeği, 1 dilim tam buğday ekmeği

Ara öğün: 2 adet grissini, 1 dilim az yağlı beyaz peynir

Akşam yemeği: 1 dilim kepek ekmeği, 1 kase az yağlı yoğurt, 6 yemek kaşığı bezelye yemeği

Ara öğün: 2 adet kuru kayısı, 2 adet ceviz, 1 fincan bitki çayı

Reflü hastaları yemek listesini oluştururken, rahatsızlıklarını tetiklemeyecek olan besinleri tercih etmelidir. Beslenme sırasında alacakları önlemlerle reflü hastalığından en az zararı görebilirler.

]]>
Hamilelikte Reflü https://www.reflu.gen.tr/hamilelikte-reflu.html Tue, 27 Nov 2018 12:41:25 +0000 Hamilelikte reflü, gebe kadınların çoğunluğunu etkilemektedir. Bazıları hamileliğin başlangıcında, bazıları da ileri dönemde reflü sorunundan etkilenebilir. Bazı kadınlarda gebeliğin ilk belirtisi olarak ta orta Hamilelikte reflü, gebe kadınların çoğunluğunu etkilemektedir. Bazıları hamileliğin başlangıcında, bazıları da ileri dönemde reflü sorunundan etkilenebilir. Bazı kadınlarda gebeliğin ilk belirtisi olarak ta ortaya çıkabilir. Hamilelikte etkili olan reflü genellikle gebeliğin sonlamasıyla birlikte herhangi bir tedaviye gerek kalmaksızın sona erer. Mide içeriğinin ya da sıvıların yemek borusundan ağza gelmesi şeklinde etkili olan reflü, hastalarda göğüste yanma, mide yanması gibi etkilere de neden olur. Hamilelik döneminde anne adaylarının en fazla yakındığı sorunlardan biridir.

Hamilelikte reflü neden olur

Bu dönemde reflü yakınmalarının artması, progesteron hormonunun mideyle yemek borusunun birleşimindeki kasları ve kapakçığı gevşetmesi ve mideden sıvı çıkışını kolaylaştırması nedeniyle olur. Progesteron hormonu hamilelikte artan hormonlardan biridir. Ayrıca bu dönemde rahmin büyümesiyle birlikte karın içi basıncının yükselmesi ve mideye yaptığı baskı, midedeki içeriğin yemek borusuna kaçmasına sebep olur. Yani hamilelikte reflü yakınmalarının ortaya çıkışı hormonal ve mekanik nedenlerden kaynaklanır. Bu süreçte yemek borusu hareketinde yavaşlama, mide boşaltım hızında uzama meydana gelir. Bu gelişmeler bebeğin daha fazla besin emilimi yapmasını sağlar. Ancak mide basıncı yükselir ve geriye kaçış kolay hale gelir.

Hamilelikte Reflü

Hamilelikte reflü tedavisinde neler yapılır

Hamilelikteki reflü rahatsızlığında ilk olarak ilaç kullanılmadan çözüm bulunmalıdır. Bu yüzden bazı önlemler alınarak, belirtilerin azaltılmasına çalışılmalıdır. Bu tedbirler normal hastalar içinde geçerlidir.

  • Yemeklerin az miktarlarda, sık yenmesi ve yemekte sıvı alınmaması gerekir
  • Lokmalara yavaş çiğnenmelidir
  • Akşamları yatmadan en az 2 saat önce besin alımının kesilmesi gerekir
  • Hamile kadınların bu sürede fazla kilo almaması gerekir
  • Baharatlı yiyecekler, çikolata, nane ve kızartma yiyecekler tüketilmemelidir
  • Alkollü içecekler ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır
  • Turunçgiller, domates ve domates suyu az tüketilmelidir
  • Yemeklerin ardından şekersiz sakız çiğnenmelidir. Bunun sebebi sakızın tükürük salgısını arttırması ve yemek borusunu koruyucu etki göstermesidir. Bu süreçte yanma hissi olursa, süt ve yoğurt tüketilebilir, Bitki çayı ve ılık süt içerken içine bal konulabilir.
  • Yatarken başın ve sırtın yüksekte tutulması, sol tarafa doğru yatılması gerekir. Sağa tarafa yatmak midenin yemek borusundan yukarıda kalmasına neden olacağından, reflünün artmasında etkili olur.

Hamilelikte reflü tedavisi sırasında ilaç kullanımı

Hamilelikte genel kural çok gerekmedikçe ilaç kullanımının olmamasıdır. Fakat reflü yaşam kalitesini bozacak düzeyde etkili oluyorsa, alınan önlemler iyileşmeye yardımcı olmuyorsa, ilaç kullanımına geçilebilir. Bu ilaçların kullanımına az riskli grupta olan antiasitler ile başlanabilir. Bunlar şurup ya da çiğneme tableti şeklinde olabilir ve yemeklerden sonra kullanılır. İçeriğinde yüksek miktarda sodyum olan antiasitlerin ödem yapma riski olduğundan, alüminyum içerenlerinde kabızlık yapma riski olduğundan, bunlar hamilelikte kullanılmamalıdır. Bu şekilde reflü sorunu çözülemezse, doktorun önerisiyle H2 reseptör antagonisti ve proton pompa inhibitörü denilen ilaçlardan kullanılabilir. Ancak bunların bilinçsizce kullanımından kaçınılmalıdır.

]]>
Böbrek Reflü https://www.reflu.gen.tr/bobrek-reflu.html Tue, 27 Nov 2018 23:56:21 +0000 Böbrek Reflü, en çok çocuklarda görülen ve günümüzde birçok çocuğun problemlerinden bir tanesidir. Bu durum sadece çocuklarda değil birçok insanda görülmektedir. Fakat genel olarak çocuklar bu sorunun kapsamındadır. Ç Böbrek Reflü, en çok çocuklarda görülen ve günümüzde birçok çocuğun problemlerinden bir tanesidir. Bu durum sadece çocuklarda değil birçok insanda görülmektedir. Fakat genel olarak çocuklar bu sorunun kapsamındadır. Çocuklarda çok sık görülen böbrek reflü idrar torbasına toplanmış olan idrarın dışarı atılması yerine tekrar böbreklere kaçmasıdır. En basit tanım olarak bu tanım yapılabilmektedir.  Bu durum böbreklerin idrar nedeni ile kirlenmesine ve asit dengesinin bozulmasına neden olmaktadır. Bu sorunun görüldüğü kişilerde aşırı böbrek ağrıları oluşabilir. Bu durumda kontrol altına alınmayan reflüler ileri ki zamanlarda çok ciddi böbrek hastalıklarının oluşmasına neden olmaktadır. Birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis oldukça önemlidir.  Bu hastalığın genel sebebi genetik problemlerdir. Yani idrar kanalında oluşan genetik problemler nedeni ile idrar tekrar böbreklere kaçmaktadır. Bu durumda böyle bir hastalığın ortaya çıkmasına neden olarak görülür. En çok böbrek iltihabi olan çocuklarda reflü görülme ihtimali bulunmaktadır. Aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonu ile birlikte görülen ateş varsa bu kişilerinde bir reflü kontrolü yaptırmasında büyük fayda vardır.

Böbrek Reflü
Böbrek reflü, genellikle genetik olarak aile içerisinde görülmektedir. Öyle ki anne ve babasında reflü olan çocuklarda reflü görülme ihtimali çok yüksektir ya da kardeşinde reflü sorununun olması  bu kişide de reflü ihtimalini azda olsa oluşturmaktadır. Böbrek yetmezliği yaşayan birçok insanda özellikle çocuklar olmak üzere böbrek reflüsü görülmesi oldukça muhtemel bir durumdur.  Bu durumun tespitinde acilen gerekli önlemler alınarak kişinin böbrek sorunlarının ilerlemesi durdurulmaktadır.  Bu hastalığın tıbbi olarak tedavi yöntemleri bulunmaktadır. İster cerrahi olsun ister  ilaç tedavisi olsun hastalara uygulanabilir. Bu tedavilerden genel olarak istenilen sonuçlar alınabilmektedir. Fakat erken teşhis bu hastalıkta oldukça önemlidir. Kişilerde tedavi yöntemlerinin belirlenmesi için öncelikle böbrek reflü derecesinin saptanması gerekmektedir. Aksi halde hemen cerrahi müdahalelerin yapılması sağlanamaz.  Aynı zamanda bu tedavilerden önce böbrek fonksiyon testleri de mutlaka yapılmalıdır. Tıbbın gelişmesi ile birçok hastalığında tedavileri gelişmektedir. Öyle ki bu hastalığın tedavisinde de oldukça farklı yöntemler kullanılmaktadır. Örneğin reflünün kişi vücudunda yaptığı değişiklikleri kişinin idrar kanallarına doldurulan özel bir sıvı ile röntgen ışınları ile kontrol edilerek bakılmaktadır. 

Yapılan tedavilerle özellikle çocuklar olmak üzere çok fazla radyasyona maruz kaldığı bilinmektedir. bu durumda uygulanan diğer yöntemde röntgen yerine özel kameralar yardımı ile izlenir bu durumda da durum tam olarak çözülememektedir. Bu nedenle söylediğimiz bu yöntem doktorlar tarafından çok fazla önerilmemektedir.  Böbrek reflü zamanla kendiliğinden iyileşen bir hastalıktır. Bu nedenle bu sorunun olduğu kişilere belli yaşlara kadar bol miktarda sıvı tüketmeleri doktorlar tarafından önerilmektedir. Eğer sizlerde kendinizde ya da çocuklarınızda reflüden şüphe duyuyorsanız acilen bir üroloji uzmanına görünmenizde fayda vardır. Bu gibi durumların takibi yapılmaz ise büyük sorunlara neden olabilmektedir. Unutmayın ki yüksek tansiyon ve ateşte bu durumun belirtilerin olabilmektedir. Su insan vücudu için gerçekten hayattır.
]]>
Reflü Cerrahisi https://www.reflu.gen.tr/reflu-cerrahisi.html Wed, 28 Nov 2018 14:09:29 +0000 Reflü cerrahisi, bu reflü hastalığı teşhis edildikten sonra tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalıktır. Yemek yenildiği zaman yemeği öğütmek amacıyla mide de asit salgılanması başlar. Yemek yeme işlemi sona erdikten sonra Reflü cerrahisi, bu reflü hastalığı teşhis edildikten sonra tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalıktır. Yemek yenildiği zaman yemeği öğütmek amacıyla mide de asit salgılanması başlar. Yemek yeme işlemi sona erdikten sonra bu midedeki asidin bir kısmı mideden taşar ve yemek borusuna hatta ağza kadar gelebilir bu durum reflü diye tanımlanır.  Reflü diye bildiğimiz bu asit yemek borusunda tahriş yapar ve bazen bu tahrişler kalıcı olabilir. Reflü ilaçla tedavi edilebilir fakat ilaç çok uzun süreli bir tedavi gerektirebilir bu neden ile hastalar ameliyat olmayı tercih edebilir. Bazen de ilaç tedavisi yeterli olmaz ve bu durumda da cerrahi müdahale gerekir.

Reflü Cerrahisi
Reflü cerrahisi, cerrahi müdahale yapılırken hastanın yaşı, yakınmalarının ve ağrılarının sıklığı ve şiddeti, yemek borusundaki hasarın şiddeti, ilaç tedavisi uygulandığı halde hastalığın şiddetindeki artma göz önüne alınarak cerrahi müdahale zamanı belirlenir. Reflü tedavisinde laparoskopik fundoplikasyon ameliyatları yaygın olarak kullanılır. Ameliyat son teknik gelişmelerden yararlanılarak uygulanan bir işlemdir. Yaklaşık bir bir buçuk saat kadar sürer. Kolay bir işlemdir hasta bir haftada rahatlıkla işine dönebilir. Böylelikle hasta yıllarca ilaç kullanmaktan kurtulur ve iltihaplanmalar ortadan kalkar. Ameliyatlar yüzde doksan beşe kadar başarı gösterir. Ameliyat sonrası da kişinin dikkat etmesi gerekir. Fazla yağlı yiyeceklerden, baharatlı ve acı yiyeceklerden, çikolata, kahve, kola ve çaydan uzak durmak gerekir. Alkol,sigara tüketiminde uzak durulmalı, turşu ve sirke tüketilmemelidir. Yatmadan önce yemek yemekten kaçınmalı, yüksek yastıkta yatmalıdır.
]]>
Damar Reflüsü https://www.reflu.gen.tr/damar-reflusu.html Wed, 28 Nov 2018 15:26:32 +0000 Damar reflüsü, cilde yakın olan toplardamarların genişlemesi ve kıvrımlı bir hale gelmesidir. Bu sorun varis olarak tanımlanan ciddi bir toplardamar sorunudur. Bu rahatsızlığı nedeni genellikle toplardamarlarda olan k Damar reflüsü, cilde yakın olan toplardamarların genişlemesi ve kıvrımlı bir hale gelmesidir. Bu sorun varis olarak tanımlanan ciddi bir toplardamar sorunudur. Bu rahatsızlığı nedeni genellikle toplardamarlarda olan kapakların yetmezliğinden oluşur. Bazen de damarlarda olan tıkanıklıktan kaynaklanır. Venöz yetmezlikte tek yönlü olarak akciğere gitmesi gereken kirli kan, bacaklardaki damarda olan fonksiyon bozukluğu nedeniyle terse yani ayağa kaçar. Bu durum mide sıvısının yemek borusundan ağza kaçması yani reflü olarak tanımlandığı gibi, akciğerlere gitmesi gerekli olan kirli kanın ayağa kaçması da damar reflüsü olarak tanımlanır.

Damar reflüsü nasıl oluşur

Damar reflüsü ile kirli kan damarlarda birikmekte ve varise neden olmaktadır. Bu ağrıya, şişkinliğe ve kaşıntıya sebep olur. İlerleyen rahatsızlıkta buna bağlı beslenme bozukluğu nedeniyle ayakta iyileşmesi zor yaralar oluşmaya başlar. Büyük varislere kirli kanın yavaş akması nedeniyle, kanda ani pıhtılaşma olabilir, pıhtı derin venlere, akciğerlere kaçabilir. Bu yaşamsal risk oluşturan bir etkendir. Damar reflüsü % 95 oranında yüzeysel venlerde, daha nadir olarak derin venlerde oluşur. Yüzeysel damarlar bacaklardaki yedek damarlardır. Bunlar kesilebilir, vücutta başka alanlarda kullanılabilir, aynı zamanda lazer ve köpükle kapatılabilir. Derinde olan damarlarda sorun olmadığı takdirde, bu işlemlerin yapılması bacakta soruna neden olmaz. Derin damarlar ise, elzem olduğundan bunlara lazer, ameliyat gibi işlemler uygulanamaz. Bu damarlar kirli kanı akciğerlere gönderemediğinde, yüzeysel damarlara gönderir. Görevi ağırlaşan yüzeysel damarlarda genişleme, kıvrılma ve varisleşme meydana gelir. Bu hastalarda yüzeysel damarlar işe yarayan damarlar haline geldiğinden, bunlara herhangi bir girişim yapılmaz. Çünkü bacaklardaki dolaşımın bozulması söz konusu olur.

Damar Reflüsü

Damar reflüsünde klinik bulgular

Bunun en belirgin özelliği varislerin oluşmasıdır. Bunlar büyüklüklerine göre, kılcal varis, orta boy ya da büyük boy varis olarak tanımlanır. Kirli kan bacakta damarda biriktiğinden, şişme, ağrı, kaşıntı, kramp, cilt renginde koyulaşma, yara ve flebit olabilir.

Damar reflüsünde tanı

Tanı için en önemli tetkik renkli doppler ultrasonografi çekilmesidir. Böylece ciltten belli olmayan iç varisler belirlenir ve damar reflüsüne neden olan kaynaklar tespit edilir. Hem de derin ve yüzeysel yetmezlik belirlenir. Damarlarda olan tıkanıklıklar ekarte edilir. Bazen kasığın üzerindeki damarların incelenmesi için BT, MR ya da klasik venografi yapılabilir.

Damar reflüsünde tedavi

Tedavide önce varise sebep olan damarların belirlenmesi gerekir. Derin damarlarda yetmezlik varsa, ilaç tedavisi ve varis çorabı kullanılır. Başka bir girişim yapılmaz. Tıkanıklık olduğu tespit edildiyse, burası stentle açılır. Kasık altında sorun varsa, buraya genellikle girişim yapılmaz, diğer yöntemler uygulanır. Damar reflüsünde derin venlerle ilgili yetmezlik ve tıkanıklık daha nadir olur. Yüzeysel damarlarda olan sorunlarda lazer yöntemi, köpük ve radyofrekans gibi yöntemler kullanılarak, varisler tedavi edilebilir. Bu şekilde ağrısız bir tedavi uygulanır, kalıcı olarak damar reflüsünden kurtulabilirsiniz.

]]>
Reflüye Süt Fayda Eder Mi https://www.reflu.gen.tr/refluye-sut-fayda-eder-mi.html Thu, 29 Nov 2018 09:51:11 +0000 Reflüye süt fayda eder mi, sorusuna net bir cevap verebilmek için reflü sağlık sorununa değinmek gerekir. Bu durumun nedeni her insan vücudunun farklı gıdalara farklı tepkiler verebilmesidir. Bu nedenle reflüye faydası olan besinl Reflüye süt fayda eder mi, sorusuna net bir cevap verebilmek için reflü sağlık sorununa değinmek gerekir. Bu durumun nedeni her insan vücudunun farklı gıdalara farklı tepkiler verebilmesidir. Bu nedenle reflüye faydası olan besinleri genel olarak belirtmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Reflü hastalığı sindirim sisteminin önemli bir bileşeni olan midede oluşur. Mide ile yemek borusu arasında tek yönlü geçiş sağlayan özafagus kasının işlev kaybına uğraması sonrasında besin maddelerinin mide içinde sindirilmesi amacıyla salgılanan asidin bir kısmının  bu noktadan geçiş yaparak yemek borusuna doğru ilerlemesi ve sonuç olarak tahrişe neden olmasıdır. 

Reflü ve beslenme ilişkisi
Reflü sindirim işlemi ile ilgili olduğu için yenilen bazı besin maddeleri ile hastalığın direkt ilişkisi bulunmaktadır. Örneğin asitli içecekler, çikolata ve alkol gibi besinlerin tüketilmesi durumunda reflü sorunu şiddetlenerek artış göstermektedir.  Reflü hastalığı midede yanma olması ile kendini belli etmektedir. Uzmanlar tarafından reflüye karşı süt tüketilmesi önerilmektedir. Sütün kolayca temin edilebilmesi tedavi sürecini hızlandırmaktadır. 

Reflü sorunu olanlar sütü nasıl kullanmalıdırlar

Reflü hastalığından şikayetçi olanlar için çok basit ve etkili bir yöntem olan süt kullanımı belirli bir yöntemle yapılmaktadır. Önerilen bir yönteme göre midenizde yanma şikayeti oluşmaya başladığı anda iki yudum kadar süt içilmesi önerilmektedir. Sütün içilmesinden sonra yanma şikayeti son bulur. Dikkat etmeniz gereken nokta sütü içerken ölçüyü kaçırmamanız, sütü fazla içmemeniz gerektiğidir. Sadece iki yudum kadar içmeye özen gösteriniz. Belirtildiği şekilde süt kullanımı 15 gün kadar devam ettirilirse reflü hastalığı nedeni ile oluşan mide yanması şikayetleri büyük ölçüde azalır ve sonrasında tamamı ile tedavi olur. Reflü hastalığına karşı doğal bir tedavi olarak önerilen bu yöntem uygulanırken içilecek olan sütün fazla sıcak olmaması gerekir. Sütün oda sıcaklığında olması yeterli bir ölçüdür. Bu noktada hatırlatılması gereken önemli bir nokta bulunur o da sütü içen kişinin süte karşı alerjisinin olmaması gerekliliğidir. O zaman süte karşı alerjisi olup reflü hastalığı şikayeti olanlar ne yapmalıdırlar

Reflüye Süt Fayda Eder Mi
Bu kişilere havuç suyu tüketilmesi önerilmektedir. Bir su bardağı ölçüsünde taze olarak elde edilmiş havuç suyu içilmesi de oldukça etkili bir yöntemdir. Süt tüketemeyecekler için oldukça önemli bir yöntemdir. Herhangi bir ilaç kullanmadan uygulanabilecek bu basit ama çok etkili yöntemler reflü için önerilmektedirler.
]]>
Alkalen Reflü https://www.reflu.gen.tr/alkalen-reflu.html Thu, 29 Nov 2018 22:26:59 +0000 Alkalen reflü, karaciğer hücrelerinde kolesterol yardımı sonucu ortaya çıkan safra, kanalları kullanarak onikiparmak bağırsağına ulaşarak burada safra tuzuna dönüşür. Dolayısı ile gıdalarda bulunan yağların s Alkalen reflü, karaciğer hücrelerinde kolesterol yardımı sonucu ortaya çıkan safra, kanalları kullanarak onikiparmak bağırsağına ulaşarak burada safra tuzuna dönüşür. Dolayısı ile gıdalarda bulunan yağların sindirimine yardımcı olur. Alkalen yapıda olan safra tuzlarının PH değeri 7 ve daha yüksektir. Asitli içerikler gibi alkalen maddelerde sindirim sistemi mukozasını tahriş edebilir.

Normal şartlarda incebağırsak mukozası fonksiyonel ve yapısal olarak safradan etkilenmez. Ancak mide ve yemek borusu mukozası safraya karşı oldukça duyarlıdır ve uzun süre bu alanlara temas ettiğinde alanlarda tahrişe yol açar Safranın mide ve yemek borusuna teması nedeniyle ortaya çıkan hasar alkalen reflü olarak tanımlanır.

Alkalen Reflü Nasıl Meydana Gelir

Normal şartlarda mide suyunda çok az oranda safra olabilir ve bu oran mide ve yemek borusu için risk taşımaz. Normal düzeylerde safra tuzu mide suyunda 0,05-0,5 mM/L oranında değişim gösterir. Bu oran reflü için bir risk taşımaz. Alkalen reflü meydana geldiğinde mide suyunda bulunan safra tuzu 30 mM/L'nin üzerine çıkar. Mideye kadar ulaşan safra tuzları mide mukozasında direkt olarak toksik etki yaratır. Ayrıca mide ve yemek borusunda mide asidinin meydana getirdiği hasarı şiddetlendirir. Diğer taraftan da safranın alkalen özelliği mide asit salgısını uyararak midede oluşan hasarı arttırır. Midede oluşan hasar ve aşırı safra reflüyü hastalarında bakteri üremesine yol açabilir. Bu sorun ile karşı karşıya kalan hastalar için antibiyotik tedavisi uygulanabilir.

Alkalen Reflü

Alkalen Reflü Belirtileri

Alkalen reflü belirtileri hemen hemen diğer mide hastalıklarında ortaya çıkan belirtiler ile aynıdır. Karın üst kısmında huzursuzluk ve şişkinlik hissi, mide bulantısı, ağrı, geğirme, kilo kaybı ve mide bulantısı alkalen reflü belirtileri arasındadır. Ortaya çıkan belirtiler özellikle yemek yendikten sonra daha fazla hissedilir ve nadir durumlarda hastada gizli kanama ortaya çıkabilir.

Alkalen Reflü Tanısı

Alkalen reflü tanısı endoskopistler tarafından teşhis edilebilmektedir. Ancak çoğu zaman yanlış teşhisi ile hastaya gereksiz tedavilerin uygulandığı da bir gerçektir. Çünkü endoskopi her zaman doğru sonuca ulaşmak için yeterli bir tanı yöntemi değildir. Bu nedenle de alkalen reflü varlığı ve boyutunun tespit edilebimesi için farklı yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerden en sık başvurulanı özel bir katater kullanılarak safra tuzlarını ve safra içinde yer alan diğer maddelerin ölçülmesini kapsayan bir yöntemdir. Farklı bir yöntem olarak da radyoaktif izotop yöntemi de alkalen reflü tanısında kullanılmaktadır. yöntem ile damardan radyoaktif maddeler enjekte edilir ve enjekte edilen maddelerin mideye geçişi takip edilir. Ancak bu yöntem çok sık kullanılmamaktadır. Alkalen reflü tanısı için deneyimin yanı sıra aşağıdaki kriterler de önemlidir;

  • Midede alkali reflüye yol açabilecek cerrahi işlemler
  • Bağırsaklara aşırı safra akışına yol açabilecek cerrahiler
  • İncebağırsaklarda gelişen patolojiler
  • Mide ve onikiparmak bağırsağında oluşan fonksiyonel bozukluklar
  • Endoskopik bulgular
  • Histopatolojik bulgular

Alkalen Reflü Tedavisi

Alkalen reflü farklı yöntemler kullanılarak tedavi edilebilir. Bazı hastalarda birkaç yöntem aynı anda kullanılabilmektedir. Hasta için hangi tedavi yönteminin uygun olduğuna doktor karar vermelidir. Doktor harici bilinçsiz yapılmaya çalışılan tedaviler sonucu daha ciddi sağlık problemlerine maruz kalınabilir.

Tıbbi Tedavi

Tedavide mide ve bağırsaklarda motor aktiviteyi uyaran ve reflünün azalmasına yardımcı olan Metoclopramide ve domperidon adlı prokinetik ajanlar kullanılır. Bu ajanlar belirtilerin azalmasına yardımcı olur.

Alkalen reflü tedavisinde diğer kullanılan ilaç türü mide mukozasını koruyan ve güçlendiren özellikte olan ilaçlardır. Bu t]]> Reflünün Tedavisi Varmı https://www.reflu.gen.tr/reflunun-tedavisi-varmi.html Fri, 30 Nov 2018 07:11:11 +0000 Reflünün Tedavisi Var MI, Birçok insan yemek yedikten sonra hazımsızlık, ekşime ve yemek borusunda yanma şikayetlerinde bulunur. Bu rahatsız edici durumlar yemek borusuna ve ağza kadar gelen yemek ve mide asidinden kaynaklı

Reflünün Tedavisi Var MI, Birçok insan yemek yedikten sonra hazımsızlık, ekşime ve yemek borusunda yanma şikayetlerinde bulunur. Bu rahatsız edici durumlar yemek borusuna ve ağza kadar gelen yemek ve mide asidinden kaynaklı olarak oluşmaktadır. Bu rahatsızlık bazı kişilerde geçici bir durumdur ve bir süre sonra ortadan kalkar. Fakat bazı kişilerde bu rahatsızlık sık sık oluşmakta ve çok fazla ağrılı bir hal almaktadır. Bu rahatsızlığa da '' Gastroözofageal Reflü'' denmektedir. Toplumda sık rastlanılan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık yaşlılarda ve çocuklarda oldukça ciddi durumlar oluşturabilmektedir. Reflü hastalığı tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. 

Tedavisi

Reflünün ilaç ve cerrahi olmak üzere iki tür tedavisi bulunmaktadır. Reflünün ilaçla tedavisinde hastaya asit oluşumunu engelleyici ilaçlar verilmektedir. Bu ilaçlar mevcut asiti de nötralize etmektedir. Cerrahi tedavide ameliyat ile hastanın mide ile yemek borusu arasındaki büzgeç kas kuvvetlendirilmeye çalıştırılır. Hastada mide fıtığı varsa hasta ilaçla tedaviye cevap veremeyebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Reflü kronik bir rahatsızlıktır bu sebeple zamanla tekrarlayabilir, şikayetler artabilir yada azalabilir.  Bu nedenle reflü hastalığını önlemek için hastanın uyması gereken bir takım kurallar vardır.

Reflünün Tedavisi Varmı
Refüyü hastalığının tekrarlanmasını önlemek için hastaların uyması gereken kurallar;
  • Çok fazla yemek yemekten kaçınılmalıdır.
  • Yüksek yastıkta yatılmasına dikkat edilmelidir.
  • Az, sık ve düzenli yemek yenmelidir.
  • Yağ az tüketilmelidir
  • Çikolata tüketilmemelidir.
  • Kahve tüketilmemeli, çay az tüketilmelidir.
  • Asitli içecekler ve konserve meyve suları tüketilmemelidir.
  • Aşırı baharattan, turşu ve sirkeden kaçınılmalıdır.
  • Yemekten sonra hemen yatmaktan kaçınılmalıdır.
  • Tütün ürünlerinden kaçınılmalıdır.
  • Stresten uzak durulmalı ve kilo almaktan kaçınılmalıdır.
  • Sıvının yemekte değil öğün aralarında alınmasına dikkat edinilmelidir.
]]>
Reflü Ağrısına Ne İyi Gelir https://www.reflu.gen.tr/reflu-agrisina-ne-iyi-gelir.html Sat, 01 Dec 2018 05:58:32 +0000 Reflü ağrısına ne iyi gelir, toplumda çok sayıda kişinin ortak sorunu olan reflü, bazı zamanlarda oluşan ataklarla uykudan, konuşmaya, hatta oturmaya kadar her alanda kişileri etkileyen bir sağlık sorunu haline gelmi Reflü ağrısına ne iyi gelir, toplumda çok sayıda kişinin ortak sorunu olan reflü, bazı zamanlarda oluşan ataklarla uykudan, konuşmaya, hatta oturmaya kadar her alanda kişileri etkileyen bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Reflü ağrısında öncellikle midenin sakinleşmesini sağlayacak bitki çaylarının tüketilmesi, karbonat kullanımı gibi doğal çözümlere başvurulabilir. Ancak reflü ağrısını tetikleyen besinlerden uzak durmak, stresli ortamlarda bulunmamak yani yaşam tarzıyla ilgili değişimlere uyulması daha doğru olur. Yemeklerde aşırıya kaçılmamalı, tüketilmesi sakıncalı gıdaların yenmemesi, az ve sık yeme gibi kurallara uyulması gerekir. Mide asidinin yemek borusuna ilerlemesine engel olan besinlerin tüketilmesi reflü ağrısının hiç oluşmamasını sağlayabilir. Yağlı gıdalardan kaçınmak, mide içeriğinin daha hızlı boşalmasını sağlayarak basınca engel olur. Bu nedenle reflü ağrısı da oluşmaz.

Mide asidinin artmasına ve reflü yakınmalarının ortaya çıkmasına neden olan en önemli etkenler arasında, sigara kullanımı, bazı ilaçlar, aşırı yağlı beslenme, alkol almak, asitli besinlerin tüketimi, aşırı kilo ve stres gelmektedir. Reflü ağrısı için doğal çözümlerin yanı sıra bazı ilaçlarda kullanılabilir. Ancak bunları doktor tavsiyesi ile kullanmanızı öneririz. İlaçların aşırı dozda, bilinçsizce kullanımı size daha fazla zarar verebilir.

Reflü ağrısına iyi gelen doğal yöntemler

Sakız çiğnemek: Normalde sakız çiğnenmesi hastaların fazla hava yutmasına neden olarak, reflü ağrılarını arttırabilir. Ancak yemekten sonra yarım saat kadar şekersiz sakız çiğnemek, mide asidini azaltmaya yardımcı olabilir. Buna dikkat ederseniz, sakızdan yarar görebilirsiniz.

Meyan kökü: Bu şifalı bitki mide asidini dengeleyerek, reflüden kaynaklanan ağrıların hafiflemesine yardımcı olur. Fakat meyan kökünün aşırı miktarda tüketilmemesi gerekir.

Reflü Ağrısına Ne İyi Gelir

Ekmek içi tüketmek: Reflü ağrısı çektiğiniz zaman bir parça ekmek içi tüketmeniz mide asidini azaltacağından, ağrının hafiflemesine yardımcı olacaktır. Elbette bu size geçici bir çözüm olacaktır.

Karbonat: Ağrılarınız olduğunda 1 bardak suyun içine yarım çay kaşığı karbonat koyarak eritin. Bunu içerek mide asitlerinin nötralize edilmesini sağlayabilirsiniz. Kronik reflü hastalarına ise, karbonat tuzlu olduğundan iltihabı arttırıcı  etki yapacağından tavsiye edilmez.

Aloe vera: Bu bitkinin iltihabı azaltan etkisinin olması nedeniyle, yemek borusunu rahatlatmak amacıyla kullanabilirsiniz. Bu bitkinin suyunu tüketebilirsiniz. Fakat ishal yapıcı etkisini de dikkate almalısınız.

Diyafram nefesi almak: Günde 3 defa sakin bir yere uzanarak 100 er defa diyafram nefesi almanız, reflüden bile kısa sürede kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede midenizde olan şişkinlik gidecek, kendinizi rahatmış hissedecek, hatta proton pompa inhibitörlerinden kurtulmuş olacaksınız. Önce düzgün nefes almayı sağlamak, tüm dokulara oksijen gitmesini sağlamış olmanız gerekir. Günde yarım saatinizi sağlığınızı geri kazanmak için harcamalısınız.

]]>
Reflü Nasıl Geçer https://www.reflu.gen.tr/reflu-nasil-gecer.html Sat, 01 Dec 2018 07:19:31 +0000 Reflü nasıl geçer, reflü tedavisinde yakınmaların kontrol altına alınması ve yemek borusunda meydana gelen hasarın iyileştirilmesi, elde edilen düzelmenin devamının sağlanması ve komplikasyonların önlenmesi ama Reflü nasıl geçer, reflü tedavisinde yakınmaların kontrol altına alınması ve yemek borusunda meydana gelen hasarın iyileştirilmesi, elde edilen düzelmenin devamının sağlanması ve komplikasyonların önlenmesi amaçlanır. Hastalarda farklı seyirler olabileceğinden, tedavi açısından hastaların aydınlatılmaları gerekir. Reflü kronik seyirli olduğundan ve sürekli tekrarlarla ilerleyen bir hastalık olduğu için, ilaç tedavisinin yanında yaşam tarzında da basit değişimler yapılmalıdır. Reflü yakınmalarının artmasına neden olan besinlerden uzaklaşmak, yatarken başın yüksekte tutulması, yatmadan 2 saat öncesinde yemek yemeyi bırakmak, fazla kiloları vermek, alkol ve sigaradan uzaklaşmak gibi önlemler reflü tedavisinin önemli bir aşamasıdır. esinler yağlı ve kızarmış olmamalı, baharatlı ve salçalı olanlardan kaçınılmalıdır. Aç karnına kahve, tatlı, asitli içecekler içilmemelidir. Reflü yakınmasını arttıran besinlerden uzak durulmalıdır. Ana öğünler günde 5-6 defaya bölünmelidir. Bu arada sigara içilmemeli, alkollü içeceklerden uzak durulmalıdır.

Reflünün geçmesi için kullanılan antasitler hastalarda bir düzelme sağlar. Ancak kalıcı bir tedaviye neden olmazlar. Hafif vakalarda daha etkili olurlar. Şiddetli olgularda midede olan asit salgısının baskılanmasını sağlayan ilaçlar kullanılmalıdır. Hafif reflü yakınmalarında H2 reseptör blokerler, ağır vakalarda da proton pompası inhibitörleri kullanılmalıdır. Hastalar ilaç tedavisinin yanında reflü için uygun bir diyet programı uygulamalıdır. Bu rahatsızlık ilk etapta tedavi edilmiş olsa da, tedavi kesildikten birkaç ay içinde yeniden ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle diyet yaşam boyu uygulanmalı, gerekiyorsa doğal yöntemler kullanılarak reflü hastalığının etkisi ortadan kaldırılmalıdır.

Reflü Nasıl Geçer

Reflü hastalığının geçmesi için doğal yöntemler

Hastalar midede yanma hissettiklerinde birkaç yudum süt içtiklerinde yakınmanın hafiflediğini gözlemleyebilir. Bunu 15 gün kadar devam ettirirlerse, kendilerine faydalı olur. Fakat sütün ısıtılmaması gerekir. Soğuk ya da oda sıcaklığında olması yeterli olur. Eğer süre alerjisi olan hastalar varsa, bunun yerine havuç suyu tercih edilebilir. Havuç suyu reflü için önemli bir koruyucudur.

Reflü rahatsızlığına iyi gelecek başka bir öneri de, 1,5 tatlı kaşığı anason, 1 tatlı kaşığı rezene tohumu ve 2 tatlı kaşığı sarı leblebinin karıştırılarak tüketilmesidir. Sarı leblebiyi sade bile yiyebilirsiniz. Midenin suyunu aldığından, reflü yakınmalarının geçmesini sağlar. Ancak bunlar tüketildikten sonra 20 dakika kadar dik oturulmalıdır.

Doğal başka bir öneri de, 2 adet havuç, çiğ lahana, çiğ patatesin suyu çıkarılır. Bunun içine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edilerek, sabahları aç karnına içilir. Bu uygulamayı 20 gün süreyle yaptığınız takdirde, reflü rahatsızlığından kurtulabilirsiniz.

Reflü hastalığının geçmesi için, 200 gram çörek otu 1 kilo balla hazırlayacağınız karışımdan yararlanabilirsiniz. Çörek otunu değirmende toz haline getirin. Bunu balla birlikte karıştırın. Bunu 3 gün süreyle bekletin. Daha sonra sabah ve akşam 1 tatlı kaşığı aç karnına tüketin.

Reflü için karahindiba çayı, zeytinyağında hazırlanmış kudret narı, anason, zencefil ve lavanta çayı faydalı etkiler yapabilir.

]]>
Reflü İlaçları https://www.reflu.gen.tr/reflu-ilaclari.html Sun, 02 Dec 2018 04:14:24 +0000 Reflü ilaçları, reflü kısaca mide yanması olarak tanımlanmaktadır. Reflü, mide asidinin mideden yemek borusuna doğru ters yönde akması sonucu ortaya çıkan bir mide rahatsızlığıdır. Mide asidinin ters yönde akma Reflü ilaçları, reflü kısaca mide yanması olarak tanımlanmaktadır. Reflü, mide asidinin mideden yemek borusuna doğru ters yönde akması sonucu ortaya çıkan bir mide rahatsızlığıdır. Mide asidinin ters yönde akma sebebi yemek borusunun alt kısmındaki kasların zayıf olmasıdır. Ya da bu kasların yanlış zamanda gevşemesi mide asidinin ters yöne akmasına neden olur. Bu kas yemek borusu büzgeci olarak tanımlanır. Normalde kapalı olması gereken büzgeç bir hasar nedeniyle yanlış bir zamanda açıldığında mide asidi yukarı doğru çıkmaya başlar ve bu durumda göğüste ciddi anlamda yanma hissi oluşur. Aynı zamanda boğazı temizleme isteği, tıkanma, tüketilen gıdaların tekrar ağıza gelmesi, ses kısıklığı, boğaz ağrısı, öksürük gibi şikayetlere de yol açan bir hastalıktır.

Reflü mutlaka ihmal edilmeden tedavi edilmelidir. Aksi halde daha ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Tedavi için kullanılan reflü ilaçları hastalığı büyük ölçüde kontrol altına alabilir. Ancak ilaç tedavisi ile beraber kişi yediğine içtiğine dikkat etmelidir.

Reflü İlaçları

Antasitler: Antasitler reflü tedavisinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İlaçların mide asidini giderici etkisi vardır. İlaç kullanıldıktan kısa bir süre sonra mie asidi nötralize olarak ağrılar geçer. Antasitler orta dereceli reflü hastaları için tavsiye edilmektedir. Bu ilaç türlerinin mide çeperi ve yemek borusunda meydana gelen iltihabı giderici etkileri yoktur. Ağır gıdalardan oluşan bir öğünden sonra reflü şikayeti yaşamamak için kullanılabilir. Bu tür ilaçların bilinçsiz ve aşırı bir şekilde kullanılması ishal, kabızlık gibi yan etkilere neden olmaktadır.

Reflü İlaçları

Yemek Borusunu Destekleyen İlaçlar: Carafate ve Bismol gibi ilaçlar mide bulantısı, ishal ve gırtlakta oluşan yaraları tedavi etmek için kullanılsa da bu ilaçlar bazı kişilerde reflü tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu tür ilaçlar yemek borusu üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak mideden yemek borusuna ulaşan asitlerin bu alanda tahrişe yol açmasını engellemektedir. Bu tarz ilaçların haftada 1-2 defa reflü ağrısı yaşandığında kullanılması gerekmektedir.

Gaz İlaçları: Reflü şikayeti ile beraber ağrılı seyreden dönemde şişkinlik ve gaz gibi de yakınmalar oluşabilir. Gaz şikayetlerini gidermek adına eczanelerden birçok ilaca ulaşmak mümkündür. Tablet şeklinde temin edilebilecek bu ilaçlar midede gaz birikimini parçalayarak vücuttan dışarı atılmasını kolaylaştırır.

H-2 Reseptör Engelleyiciler: Midede asit oluşmasını önleyen bu ilaçlar antasitlerden daha fazla etkilidir. Ancak antasiter kadar çabuk etki yaratmazlar. Bu nedenle de bu ilaçların yemeklerden 30 dakika önce alınması tavsiye edilir. H-2 reseptör engelleyiciler ayda 1-2 defa ortaya çıkan reflü belirtilerini azaltmak için kullanılmaktadır.

PPI (Proton Pump Inhibitors): Bu tür ilaçlarda H-2 reseptör egelleyiciler gibi mide asidi üretimini engellemek için kullanılır. Ayrıca asit nedeniyle tahriş olan yemek borusu çeperini de onarıcı etkileri vardır. PPI şiddetli reflü ataklarında ve reflü şikayetlerinin çok sık görüldüğü kişilerde kullanılması tavsiye edilir.

]]>
Reflü Yastığı https://www.reflu.gen.tr/reflu-yastigi.html Mon, 03 Dec 2018 03:19:37 +0000 Reflü Yastığı, Reflü ya da tıp literatüründeki adıyla gastroözofageal reflü, mide hassasiyeti fazla olan insanlarda %15-20 gibi yüksek bir nispetle rastlanan ve beslenmeyi müteakip midede izlenen yakıcı asit yükselişi, yemek Reflü Yastığı, Reflü ya da tıp literatüründeki adıyla gastroözofageal reflü, mide hassasiyeti fazla olan insanlarda %15-20 gibi yüksek bir nispetle rastlanan ve beslenmeyi müteakip midede izlenen yakıcı asit yükselişi, yemek borusunda asidik sıvı varlığına bağlı yangı ve çoğu zaman da yediklerini hazmedememe gibi belirtiler veren bir hastalıktır. Kadınlar sıklıkla bu hastalıktan muzdarip sanılmakla birlikte, erkeklerde daha yoğun etkiye, yemek borusu tahribatına dahi neden olabilmektedir. Bilindiği üzere yaşlı ve çocuklarda hasar boyutu daha ciddi olacağından, rahatsızlık belirtileri görüldüğünde derhal tedavi sürecine başlanmalıdır.
Tedavi edilmezse;
  • Gıcık olarak tabir edilen boğazda kaşıntıya bağlı öksürük
  • Ses telleri hasarı, polip veya nodül oluşumu
  • Kısık ses sorunu
  • Boğazda dolgunluk hissi ve tekrarlayan boğaz enfeksiyonları
  • Tedavisi uzayan astım
  • Uyku apnesi, şeklinde sürekli şikayetler izlenir.
Reflü oluşumunu önlemek için;
  • Bedenin yalnızca üst kısmını yüksek tutacak şekilde yatış imkanı sunan reflü yastıkları kullanılmalıdır.
  • Aşırı yemekten kaçınılmalıdır.
  • Az ve sık beslenilen bir diyet tercih edilmelidir.
  • Çok çiğneme tüm mide rahatsızlıkları gibi reflüde de önleyicidir.
  • Bol yağlı tüm yiyeceklerden kaçınmak gerekir.
  • Çikolata, alkol, çay ve kahve tüketimi sınırlanmalıdır.
  • Baharat, sirke ve asitli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Mide rahatsızlığı olan kişiler yemekten sonra en az 2 saat geçmeden uyumamalıdır.
  • Sigara içilmemeli ve stresten uzak durulmalıdır.
Reflü Yastığı
Tedavi esnasında yalnızca kimyasal çözümler yeterli olmamakta ve fiziksel desteğe de ihtiyaç duyulmaktadır. İşte tam da bu safhada reflü yastığı devreye girerek, vücut pozisyonu avantajı sağlayıp kafa bölgesini daha yukarıda tutarak mide sıvılarının yemek borusuna hatta daha da ilerleyerek ağza kadar yükselişinin önüne geçmektedir. Çünkü bu ürün özel olarak, vücuda özel bir açı verilmek üzere tasarlanmaktadır.Hastanın tedavi aşamasında ilaç ve diğer yöntemlere ek olarak gereksinim duyduğu mekanik destek bu sayede sağlanmış olmaktadır. Bu sayede tamamen iyileşme için gerekli olan sürenin kısalması ve kronik bir hal almadan hastalığın ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda gece oluşan öksürük nöbetleri, nefes darlıkları, aşırı horlama ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının da azaltılması sağlanmaktadır.
]]>
Reflü Bitkisel Tedavi https://www.reflu.gen.tr/reflu-bitkisel-tedavi.html Mon, 03 Dec 2018 12:17:30 +0000 Reflü Bitkisel Tedavi, reflü, kısaca gör olarak adlandırılan ve tıp dilinde adı gastroözofageal olan bu rahatsızlık mide içeriğinin yemek borusuna kaçması ve kişide göğüs yanması şeklinde kendini gösterir. Her insan hayat Reflü Bitkisel Tedavi, reflü, kısaca gör olarak adlandırılan ve tıp dilinde adı gastroözofageal olan bu rahatsızlık mide içeriğinin yemek borusuna kaçması ve kişide göğüs yanması şeklinde kendini gösterir. Her insan hayatından en az bir kere bu rahatsızlığı yaşamaktadır. Yetişkinlerde meydana gelmesinin yanında bebek ve çocuklarda da oldukça sık rastlanabilen bir hastalıktır. Genellikle ilaç tedavisi uygulanan bu rahatsızlığa günümüzde çoğunlukla zengin bir eczane olan doğada çözüm aranmaktadır.

Reflünün sık görüldüğü kişiler;
  • Hamile kadınlar
  • Çok doğum yapmış kadınlarda
  • Şişman ve obez insanlarda
  • Geç yemek yiyen, alkol alan ve sigara içen insanlarda
  • Aşırı çay ve kahve tüketen insanlarda
  • Genetik özellikler
Tedavi edilmeyen reflü yemek borusunda ve dişlerde hasara neden olmaktadır. Bu nedenle reflü mideyi rahatlatacak ve yanma hissini sonlandıracak bitkilerle önlenebilir.
Reflü Bitkisel Tedavi
  • Yemeklerde bir çay kaşığı hardal yemek
  • Yemeklerden sonra bal ile zencefil karıştırarak yemek
  • Yemek yendikten sonra bir bardak su ile kimyon tohumu yutmak
  • Bir hafta boyunca her gün arpa çimeni suyu içmek
  • Her gün bir dilim çiğ patates yemek
  • Papatya veya yeşil çay ile mideyi rahatlatmak
  • Elma sirkesi içmek
  • Günde iki defa olmak üzere soğuk süt içine kimyon yağı ekleyerek içmek
  • Elma yemek
  • Dövülmüş kakule yemek
  • Karaağaç çayı içmek
  • Papatya çayı ile mideyi rahatlatmak.
]]>
Reflü Sırt Ağrısı Yaparmı https://www.reflu.gen.tr/reflu-sirt-agrisi-yaparmi.html Tue, 04 Dec 2018 07:15:48 +0000 Reflü sırt ağrısı yaparmı, Midenin asit ve besin içeriğinin özofagus olarak bilinen yiyecek borusuna geriye kaçmasına gastroözofageal reflü denir. Anında herkeste zaman süresince yiyecek borusuna kısa müddetli reflü olu Reflü sırt ağrısı yaparmı, Midenin asit ve besin içeriğinin özofagus olarak bilinen yiyecek borusuna geriye kaçmasına gastroözofageal reflü denir. Anında herkeste zaman süresince yiyecek borusuna kısa müddetli reflü olur. Bu normal bir vaziyettir. Fakat reflü meydana gelen asit, semptomlara ya da yiyecek borusunda hasara neden olursa bu hale gastroözofageal reflü rahatsızlığı denir. Yiyecek borusunun aşağı ucunda endoskopi ile saptama edilen erozyonların olduğu hale reflü özofajit denir.

Batı toplumlarında ek olarak sık olmak üzere erişkin toplumun aşağı yukarı % 10-30'unda görülen sık bir problemdir. Pirozis (heartburn) reflüde en sık sık görülen ve en genel semptomdur. Reflü tanısında % 92 oranında spesifiktir. Genel model yemeklerden 1-2 saat hemen ardından mideden yukarıya göğüs arkasına gerçek büyüyen yanma hissini anlam eder. Regürjitasyon öbür sık sık görülen semptomdur. Bulantı ve kusma olmaksızın ağıza birdenbire keskin suyun ya da yutulan gıdaların gelmesidir. Geğirti, şişkinlik evrensel hazım bozukluğu belirtileri model görülebilir. Tükrük salgısında yükseliş asitin yiyecek borusu irritasyonu neticesi asiti silme refleksi model gelişir. Yutma güçlüğü ve ağrılı yutma asit sebebiyle yiyecek borusunda meydana gelen spazm ya da aşağı ucunda sık model gelişen ülserleşme sebebiyle oluşabilir.

Reflü Sırt Ağrısı Yaparmı
Reflünün tipik olmayan belirtileri nelerdir

Göğüs ağrısı ara sıra ilk semptom olabilmektedir. Bilhassa kuvvetli reflüde asitin sebep olduğu yiyecek borusu spazmı ya da yiyecek borusu aşağı ucunda ülser gelişmesi neticesi meydana çıkar. Göğüs arkasında hissedildiği için ötürü kalp ağrısı sanılabilir. Bunun için kalp dışı göğüs ağısı denmektedir. Hemen acil servise göğüs ağrısı ile müracaat eden hastada ilk model kardiyak ağrının dışlanması gerekir. Kalp dışı göğüs ağrısının yarısı gastroözofageal reflü nedeniyle oluşur.
  • Sırta gerçek ağrı
  • Geceleri terleme
  • Akciğer semptomları
  • Astım
  • BronşitPnömoni
  • KBB konusunda semptomlar
  • Asitin boğaza denli gelip yakması neticesi ya da tepki yöntemle oluşur.
  • Sesteki kalınlaşma ya da ses kısıklığı reflü larinjit sebebiyle sık sık görülen KBB semptomudur.
  • Kronik sinüzit
  • Kronik öksürük hasta olanların bazılarında gündüz, bazılarında da gece yattıktan hemen ardından başlar.
  • Boğazda başka cisim takılı hissi
  • Nefes kokusu bir takım hasta olanlarda toplumsal model kritik huzursuzluk yaratan bir problemdir. Bu yakınmayla müracaat eden hasta olanların çoğunda gastroözofageal reflü saptanır.
  • Diş çürümesi, dişte mine kaybı olması GÖRH hastalarının % 17-68'inde görülür.
  • Hıçkırık
  • Horlama
Reflü rehabilitasyonunda ilk model beslenme alışkanlığında ve hayat stilinde değişikler yapılmalı ve kimi önlemler alınmalıdır. Rehabilitasyonda ilaç kullanılması, kullanılacak ilaçların seçimi, dozu ve müddeti kesinlikle doktor aracılığıyla düzenlenmeli ve izleme edilmelidir. Burada yalnızca bilgilendirme hedeflenmiş olup anlam edilen tedavilere ilişkili negatif sonuçlardan sorumluluk onay edilmez. 
Reflüde beslenme alışkanlığı değişikliği

Bazı yiyecek ve içecekler yiyecek borusunun kasılarak kapak misyonu gören mideye geçiş bölgesi gevşemesinde gevşemeye ve dolayısı ile reflüye kapı aralamaktadır. Bu nedenle;
  •  Kafein, nikotin ve alkol içeren  içecekler
  •   Ateş Gibi ve yağlı yiyecekler ve içecekler,
  •   Baharatlı  bilhassa karabiber, kimyon, nane bunun için benzer  yiyecekler
  •   Susamlı susamlı simit ve poğaça
  •   Sos, ketçap, mayonez tüketmemeye itina gösterilmeli .
  •   Bir Sürü miktarda değil kısa ve sık yemeli
]]>
Reflü Ağrı Yaparmı https://www.reflu.gen.tr/reflu-agri-yaparmi.html Wed, 05 Dec 2018 03:57:58 +0000 Reflü ağrı yapar mı, reflü hastalığı mide asidinin yemek borusuna gelmesi ile ortaya çıkan gögüs ve yemek borusunda şiddetli ağrı ve yanmalara sebep olan bir hastalıktır. En önemli belirtisi göğüs ağrıları ve midedeki y Reflü ağrı yapar mı, reflü hastalığı mide asidinin yemek borusuna gelmesi ile ortaya çıkan gögüs ve yemek borusunda şiddetli ağrı ve yanmalara sebep olan bir hastalıktır. En önemli belirtisi göğüs ağrıları ve midedeki yanmalardır. Yanma mide de boğaz da ve boyunda hissedilir. Yemek borusunda aside karşı etkili bir sistem olmadığı için mide asidi yemek borusuna geldiğinde burada tahribata sebep olabilir. Özellikle aşırı yağlı yiyecekler, kızartmalar, acı, turşu,çikolata ve baharatlar, kola, kahve, çay, alkol gibi yiyecek veiçecekler tüketilince ağrılar daha da şiddetlenir. Bazı kişilerde ağrılar çok şiddetlenir ve bu durumda kalp ağrısıyla karıştırılabilir. Ağrı sırtta kolda omuzlarda hissedilir kalp ağrısı ile karıştırılıp anjıo yaptıran hastalar dahi olmuştur. 

Reflü Ağrı Yaparmı
Reflü ağrı yapar mı, reflü hastalığı akut başlangıçlı ve saatlerce süren uykudan uyandıran ağrılara sebep olabilir. Bazen ağrıların sıklığı ve şiddeti artarken bazen azalıp kaybolabilir. Dünya da çok görülen bu hastalık ülkemizde de yapılan araştırmalara göre her beş kişiden birinde bu hastalığın olduğunu göstermiştir. Reflünün tanısının konulması için endoskopi yapılması gerekir. Bu şekilde yemek borusundaki hasar ve mide yüzeyindeki rahatsızlıklar rahatlıkla görülebilir. Diğer bir tanı yöntemi ise ilaçlı filmle yemek borusundan ilacın geçişi izlenir. Reflü tedavisinde ise ilaçla başlanır fakat kronik bir rahatsızlık olduğu için uzun süre ilaç kullanmak gerekir. Hastanın isteğine bağlı olarak ameliyatta yapılabilir. Tabi ki iki tedavi yönteminde de hasta kendine dikkat etmediği sürece olumlu sonuçlar alamaz. Hastanın da yediği ve içtiği besinler ile tedaviye yardımcı olması gerekir. Lifli gıdalar tüketmeli mercimek fasulye gibi protein bakımından zengin yiyecekler yemeli. Yağlı yiyeceklerden soğan ve sarmısaktan, domatesten uzak durmalı.
]]>
Reflü Oruç Tutabilir Mi https://www.reflu.gen.tr/reflu-oruc-tutabilir-mi.html Wed, 05 Dec 2018 13:54:10 +0000 Reflü Oruç Tutabilir Mi, Ramazan ayının sıcak ve uzun yaz günlerine gelmesi iftar ve sahur vakti yemeğe aşırı yüklenme sonucu mide rahatsızlıkları baş gösteriyor. Bunların arasında reflü, gastrit baş sırada ge Reflü Oruç Tutabilir Mi, Ramazan ayının sıcak ve uzun yaz günlerine gelmesi iftar ve sahur vakti yemeğe aşırı yüklenme sonucu mide rahatsızlıkları baş gösteriyor. Bunların arasında reflü, gastrit baş sırada gelmektedir. Fakat doktorlar özellikle reflü rahatsızlığı olan hastalara azar ve yavaş şekilde yemek yemelerini önermektedir. Oruçda uzun süre midenin boş kalıp daha sonra aşırı bir şekilde yemek yenerek doldurulduğu günlerde sıkça rahatsızlıklar meydana gelmektedir. Oruç tutan kişilerde uzun süre açlığa bağlı asit fazlalığı uzmanlar tarafından teorik olarak kabul edilmektedir. Aynı şekilde oruç tutmak reflü hastalığına zarar vermez fakat ramazan ayında reflü hastası olanların yanlış beslenmesi sonrası bir takım şikayetler oluşabilmektedir. Reflü hastaları her sene oruç tutmadan önce uzman bir doktor tarafından kontrol altına alınmalı ve uygun görülürse oruç tutmasında sakıncası olmamaktadır. Fakat reflü hastaları ilaçlarını sahurda ve iftarda göz ardı etmeyip düzenli bir şekilde kullanmalıdır. İftarda reflü hastaları aşırı ve hızlı şekilde yemek yememelidir. Aşırı ve hızlı yemeye bağlı midede basınç artışı ve reflüjler de artabilir. Özellikle reflü hastaları yağlı gıdalardan uzak durmalıdır. Yağlı gıdalar fazla besleyici ve mide boşalmasını geciktirmektedir. Bundan dolayı daha fala yiyecek bağırsakta kalarak reflüye yol açmaktadır.

Reflü Oruç Tutabilir Mi

Reflü oruç tutabilir mi sorusuna cevap olarak prf. Dr. veya uzmanlar şu şekilde açıklık getirmektedir. Reflünün oruç tutmasında hiç bir sıkıntı olmamaktadır diye söylenir. Fakat reflü için dikkat edilmesi gereken konuların başında çiğ domates, portakal suyu, acı biber, gazlı içeceklerden kesinlikle uzak durulması gerekmekte olduklarını bildiriyor. Reflü hastalarının dinlenme imkanı buldukları takdirde dinlenmeleri gerektiğini söylemektedir. Ancak kesinlikle reflü hastaları yemek yedikten 4 saat sonra uyumalıdırlar. Yemekten hemen sonra uyunması oldukça reflü hastası için tehlikelidir. Ayrıca tıp dalında ki farklı bir doktor şöyle söylemektedir. Reflü hastalarının oruç tutmalarında kesinlikle bir sakınca olmadığı ve oruç tutmaktan korkmamaları gerektiğini söylemektedir. Reflü hastalığı ağrılarına göre sınıflandırılmaktadır. Reflünün en ağır evresi D evresidir. A evresi en hafif aşamadır. Ve bu tip reflüye sahip olan hastalar kolaylıkla oruç tutabilirler. Hafif reflüsü olanlar en az iki, ağır reflüsü olanlar ise en az üç saat beklemelidir ve daha sonra uyumalıdır. Uzun süre açlık sonrası dikkatsizce yüksek kalorili ve fazla miktarda yiyecek yenilmesi reflü hastalığını arttırır. İftardan 3 saat sonrası küçük bir öğün eklemek mideyi aşırı doldurmayı önlüyor. Doktorunuzun tavsiyesi olan proton pompa inhibitörü türünde bir ilacın iftarda ve sahurda alınması gün boyu aç kalan ve yüksek miktarda asit salgılayan midenizin asit salgısını azaltıyor buda sizin iftar sonrası yada sahur sonrası ağrılarınızın dindirilmesini sağlıyor. Reflü hastaları oruç tutabilir dedik ama dikkat edilmesi gereken ve uyulması gereken uygulamalar vardır. Örneğin reflü hastaları gazlı içeceklerden oldukça uzak durmalıdır, yağlı gıdaların tüketilmemesine dikkat edilmelidir, iftarda ve sahurda mide tam doldurulmamalı azar yemekler yenilmelidir, yemekten sonra reflü hastası hemen yatmamalı üç saat sonrasında yatmalıdır, iftar sonrası yatana kadar asit içerikli yiyecekler yenilmeden dikkat edilmeli ve ara öğün yenilmelidir, acılı ve baharatlı yiyecekler uzak durulmalıdır.

Bu hastalığa sahip olan kişiler oruç tuttuklarında iftar sonrası bol bol su tüketmelidir. Evre A olan kişiler doktorun vermiş olduğu ilacı kullanarak oruç tutabilirler. Genel olarak iftar sonrası mutlaka spor yapılmalıdır çünkü yediğiniz besinler sindirilmez ise uyumak için uzandığınızda yiyecekler yemek borunuza daha kolay gelmektedir buda size sancı ve rahatsızlık verebilmektedir. Reflü hastalarına tavsiyem oruç öncesi mutlaka doktora görünerek önlem alarak orucunu tut]]> Reflü Çeşitleri https://www.reflu.gen.tr/reflu-cesitleri.html Wed, 05 Dec 2018 14:59:29 +0000 Reflü Çeşitleri, reflü oldukça yaygın olan bir hastalık türüdür. Reflü mideden göğüse doğru yanma hissi oluşumuna ve şiddetli ağrılara sebep olur. Bu ağrı ve yanmanın sebebi mideden yemek borusuna doğru kaçan mide as Reflü Çeşitleri, reflü oldukça yaygın olan bir hastalık türüdür. Reflü mideden göğüse doğru yanma hissi oluşumuna ve şiddetli ağrılara sebep olur. Bu ağrı ve yanmanın sebebi mideden yemek borusuna doğru kaçan mide asididir. Ağızda acı ve bazende ekşi bir tat bırakarak mide bulantısına da sebep olabilir. 

Reflü Çeşitleri, insanların çoğu reflü hastası olabilir fakat bazen bu durum kronikleşir ve çok daha sık görülür bu durumda gastroözofageal reflü hastasısınız demektir. Yetişkinlerde yaşlılarda çocuklar hatta bebeklerde bile görülebilir. 12 yaş altı çocuklarda yanma şikayeti pek fazla olmaz daha çok yutma zorluğu, öksürük, astım sıkıntıları yaşarlar. 

Bebeklerde ve çocuklarda reflü, yeni doğmuş bebeklerin çoğu ilk üç ay kadar süre de reflü geçirir. En fazla on iki ay içerisinde bebeklerdeki reflü kendiliğinden geçer. Çocuklarda ise reflü sıkıntısı olup olmadığının anlaşılması zor olabilir bu durumda çocuklarda kilo kaybı, yeme zorluğu, mide bulantısı, öksürük, solunum sıkıntısı, aşırı tükürük, yeşil ya da kahverengi tükürük görülüyorsa doktora başvurmak gerekir. Doktor az ve sık öğünler yedirmenizi tavsiye eder bebekleri besledikten sonra otuz dakika boyunca dik tutmak gerekir. Veya ilaç tedavisi önerebilir.

Reflü Çeşitleri
Reflü özofajit, özofajit yemek borusunun tahriş olması ve bu tahriş sonucu şişmesi durumudur. Mide asidinin yemek borusuna kaçarak orada tahrişe sebep olarak dokuya zarar vermesi ile meydana gelen bir reflü çeşididir. 

Gastroözofageal reflü hastalığı, her yaşta insanı etkileyen kronik bir sindirim rahatsızlığıdır. Reflünün kronikleşmiş halidir. Tedavi edilmezse ileri derecede ciddi rahatsızlıklara sebep olur. Bu nedenle sık ağrılarda karşılaşınca doktora başvurulmalı ve tedavi sürecine başlanmalıdır. 

Reflü larenjiti, reflünün gırtlak iltihabı ile ortaya çıkan çeşididir. Boğaz reflüsünün en sık oluşturduğu tablodur. Ses kısıklığına, boğazda yanmaya, kuru öksürüğe, yutkunmada güçlük çekmeye sebep olur. 

Larengofarengeal reflü, yani boğazda oluşan bir reflü çeşididir. Baş ve boyun bölgesindeki organları etkiler. Bu bölgedeki dokular asitlere çok duyarlıdır. Çok az bir miktarda bile mide asidi buraya çıkarsa burda tahribat yapabilir. Yutak gırtlak ve geniz patolojileri oluşur. Hatta bazı durumlarda çok ilerlediyse ağız burun sinüs ve orta kulak patolojilerini de sebep olur. 
]]>
Reflüye İyi Gelen Bitki Çayları https://www.reflu.gen.tr/refluye-iyi-gelen-bitki-caylari.html Thu, 06 Dec 2018 08:00:30 +0000 Reflüye iyi gelen bitki çayları, reflüyü kontrol altına almak için doğru bitkisel çayları tüketilebilir. Ancak yalnızca bitkisel çaylara güvenerek reflü şikayetlerini gidermeyi düşünmek doğru değildir. Sigara Reflüye iyi gelen bitki çayları, reflüyü kontrol altına almak için doğru bitkisel çayları tüketilebilir. Ancak yalnızca bitkisel çaylara güvenerek reflü şikayetlerini gidermeyi düşünmek doğru değildir. Sigara ve alkol tüketimi, baharatlı gıdalar, aşırı yağlı besinler, portakal, nane ve limon gibi yiyeceklerden de kaçınmak gerekir. Reflü belirtilerini tetikleyen ve sıkıntıları arttıran tüm yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır.

Reflü, mide ve yemek borusu arasında yer alan ve sindirim için üretilen asitlerin yemek borusuna çıkışını önleyici görev üstlenen kapakçığın fonksiyonel olarak çalışmamasından dolayı kaynaklanan bir mide rahatsızlığıdır. Kapakçık düzenli çalışmadığında mide asitleri yemek borusuna ulaşarak yemek borusunun etrafını zamanla tahriş eder ve tahriş nedeniyle ciddi anlamda mide ağrıları yaşanır. Reflü tedavisinde amaç mide asidi salgısını düzenlemek ve yemek borusuna ulaşımını engellemektir.

Reflüye İyi Gelen Bitki Çayları

Karaağaç Çayı: Karaağaç çayı reflü sıkıntılarını hafifletmek için en çok tavsiye edilen çaylardan biridir. Mideyi rahatlatıcı etkisi vardır. Karaağaç çayı için 2 su bardağı sıcak suyun içine 2 çorba kaşığı karaağaç kabuğu tozu ilave edilir. Karışım koyu bir kıvam alana kadar karıştırılır. Yaklaşık 3 dakika demlenmesi için beklendikten sonra içilmeye başlanabilir. Karaağaç çayı yemeklerden sonra tok karnına günde 3 fincan kadar içilebilir.

Reflüye İyi Gelen Bitki Çayları

Papatya Çayı: Papatya çayı gaz, ishal, şişkinlik ve mide bulantısı için hazırlanabileceği gibi reflü tedavisinde de alternatif olarak kullanılabilir. Yarım litre kaynar suyun içine 3 çorba kaşığı kurutulmuş papatya eklenerek 5 dakika demlenmeye bırakılır. Ardından süzülerek çay içilmeye başlanabilir. İçine bal ilave edilerek papatya çayı tatlandırılabilir. Yemeklerden sonra öğün aralarında günde 3 fincan içilebilir.

Meyan Kökü Çayı: Meyan kökü ülser tedavisinde doğal bir ilaç olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Reflü belirtilerini de hafifletici etkisi bulunan meyan kökü çayı sindirmi rahatlatıcı ve koruyucu bir özellik taşır. Ayrıca balgam söktürücü ve solunum yollarını temizleyici özelliği bulunmaktadır.

Zerdeçal Çayı: Zerdeçalın içeriğinde reflünün belirtilerini azaltan antioksidanlar bulunmaktadır. Reflüyü tek başına tedavi edebilecek nitelikte olmasa da belirtileri azaltmak için yardım alınabilecek bir bitki çayıdır.

Hatmi Çiçeği Çayı: Reflü için tüketilebilecek etkili çaylardan biri olan hatmi çiçeği çayı astım, bronşit, soğuk algınlığı ve sindirim problemlerine karşı da kullanılabilir. İltihap giderici etkisi sayesinde idrar yolu, solunum yolu ve sindirim sistemindeki tahrişi azaltıcı özellik taşır. Hatmi çiçeği kökünün çay şeklinde hazırlanması reflü nedeniyle oluşan yanma hissini azaltır.

Not: Bazı bitkisel çaylar sindirim sistemini rahatlatıcı etki yaratsa da reflü belirtilerini tetikleyici özellik taşıyabilir. Ayrıca bazı bitkisel çaylarında tıpkı ilaçlar gibi yan etkileri bulunmaktadır. Reflü şikayeti yaşayan kişilerin bitkisel çaylara başvurmadan önce mutlaka bir uzmana danışmasında yarar vardır. Reflü ilerlemişse yemek borusunda açık yaraların oluşma ihtimali oldukça yüksektir. B durum kanser gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Bitki çayları devamlı kullanılan baz ilaçlar ile etkileşim yaratarak ilaçların kişiye ciddi anlamda zarar vermesine yol açabilir. Yine düzenli ilaç kullanan kişilerin bitki çayı tüketmeden önce doktora danışmasında yarar vardır.

]]>
Reflüye Ne İyi Gelir https://www.reflu.gen.tr/refluye-ne-iyi-gelir.html Fri, 07 Dec 2018 03:33:22 +0000 Kimi zaman yemeği çok kaçırarak veya midemize dokunabilecek gıdalara dikkat etmeden yediğimiz zaman midemizde oluşan asidin oluşumu hızlanarak reflü şikâyetlerini ortaya çıkarır. Yediğimiz bazı gıdalar ise mide ile yemek borus Kimi zaman yemeği çok kaçırarak veya midemize dokunabilecek gıdalara dikkat etmeden yediğimiz zaman midemizde oluşan asidin oluşumu hızlanarak reflü şikâyetlerini ortaya çıkarır. Yediğimiz bazı gıdalar ise mide ile yemek borusu arasında bulunan özofagus kasının çalışma düzenini bozarak düzgün çalışmamasına neden olabilmektedir. Bu yiyeceklerin bazılarını kızartmalar, kafein, alkol, domates ve çikolata olarak sayabiliriz. Bu gıdaların sindirimi uzun sürmesi nedeniyle mide asidinin artmasına neden olmaktadırlar.

Midenin yapısı ve kişiye göre midenin gıdalara vereceği tepki farklılık gösterebilmektedir. Sizin midenize dokunmayan bir gıda başka birinin midesinde reflüye sebebiyet verebilir. Bu o kişinin midesinin yapısıyla ilgilidir. Reflüyü tetikleyen gıdaların başında domates gelir. Sağlığımıza çok faydası dokunan domatesin, yapısında çok asit barındırması nedeniyle reflü şikâyetini tetiklemektedir. Baharatlı yiyeceklerde reflüyü arttıran diğer yiyecekler içerisindedir. Bunların yanı sıra soğan, sarımsak, nane, limon, portakal, gazlı içecekler, dondurma, kızartmalar, yağlı et, çay ve kahve de raflüyü tetikleyen gıdalar arasındadır. Düşünüldüğünde reflü ağrısını arttıran yiyeceklerin neredeyse tamamı günlük öğünlerimizde sürekli yediğimiz yemeklerdir. O yüzden midemize çok iyi bakmamız gerekmektedir.

Peki, Reflüye ne iyi gelir birazda onlara bakalım.

Reflüye Ne İyi Gelir

Lifli Gıdalar : Reflünün tedavisinde lifli gıdaların önemi büyüktür. Sindirim sırasında mide salgılanmasını engelleyerek reflü riskini ortadan kaldırır. Beslenmemizde lifli gıdaları tercih ederek reflüden kurtulma aşamamızı hızlandırabiliriz.

  • Fasulye (Siyah fasulye, Barbunya fasulye ve Taze Fasulye)
  • Avakado
  • Nohut
  • Bulgur
  • Kepekli Makarna
  • Yulaf
  • Mercimek
  • Enginar 
  • Ahududu
  • Armut, 
  • Kavun
  • Şeftali
  • Çilek
  • Muz 
  • Elma

Reflü rahatsızlığı sırasında yenilmesi tesviye edilen meyve ve sebzelerdir.

Lifli gıdaların yanında bütün sebzelerinde raflü diyetinde kullanılması tavsiye edilmektedir. Omega 3 yağı barındıran sebzeler daha çok tavsiye edilmektedir. Reflü ağrılarını tetiklemeyen yiyecekler arasında şunları sayabiliriz:

  • Elma
  • Brokoli
  • Lahana
  • Haşlanmış patates
  • Beyaz peynir
  • Balık
  • Yağsız kıyma
  • Havuç
  • Kepek ekmeği
Ve bu yiyeceklerle aynı özellikleri taşıyan bir sürü yiyecek sayabiliriz.Çağımızın hastalığı streste psikolojimiz için olduğu gibi midemiz için çok büyük bir sorundur. O yüzden kendimizi stresten uzak tutarak hem zihnimizi, hem de midemizi koruyabiliriz. Midemiz bizler için çok ama çok önemlidir. Hayatımızın düzenli şekilde yaşanabilmesi ve ağrısız sancısız bir hayat yaşabilmemiz için midemize çok iyi bakmalıyız. Midemizde herhangi bir ağrı sancı hissettiğimizde hiç vakit kaybetmeden doktorumuza başvurmamız gerekmektedir. Midemiz asla önemsemeyeceğimiz bir organımız değildir. Katlanırız bir şey olmaz dediğimizde hastalığın daha da ilerlediğini görürüz ve iş işten çoktan geçmiş olur]]>
Bebeklerde Reflü https://www.reflu.gen.tr/bebeklerde-reflu.html Fri, 07 Dec 2018 21:48:48 +0000 Bebeklerde reflü, normal olarak sayılabilir. Doğumdan sonraki 3 ay boyunca, emdikleri sütü dışarıya çıkarmamaları için, yemek borusunun 2 cm'ye ulaşması gerekir. Bebeklerde bu mesafe henüz 0,5 ile 1,0 cm arasındad Bebeklerde reflü, normal olarak sayılabilir. Doğumdan sonraki 3 ay boyunca, emdikleri sütü dışarıya çıkarmamaları için, yemek borusunun 2 cm'ye ulaşması gerekir. Bebeklerde bu mesafe henüz 0,5 ile 1,0 cm arasındadır. Ancak 3 aydan sonra normal boyutlara geleceği için, bu tepkinin görülmesi normal kabul edilebilir. Bebekler dik durmaya başladıkları ve karın kasları da kuvvetlendiği için, bu dönemde sorunların ortadan kalkması gerekir. Bebeklerde devam eden reflü belirtileri varsa, nörolojik sorunların araştırılması gerekir.

Bebeklerde reflü belirtileri nelerdir

Bebeklerin yaşadığı bu sorunlar, solunum ve sindirim sistemi ile alakalı olabilir. Sindirimden kaynaklanan sorunlarda öğürme, kanlı kusma, huzursuzluk, göğüs yanması, yemek esnasında ağrı çekilmesi, safrasız kusma gibi belirtiler görülür. Solunum sisteminden kaynaklanan bir sorun varsa, akciğer enfeksiyonları, solunumda zorluk ve kesinti, astım , öksürük şikayeti gibi belirtiler görülür. Bazı durumlarda ise diş çürükleri, midedeki asitten kaynaklanan kanamalar, demir eksikliği de görülebilmektedir. Nörolojik rahatsızlıkları olan çocuklarda meydana gelen kasılmalar hastalığı tetikleyen nedenler arasında yer alır.

Bebeklerde reflü tanısı nasıl konur

Yukarıda belirtilerin hastalığın tanısına yardımcı olmasına karşın, yapılacak bazı tetkiklerle kesin tanı konması mümkün olacaktır.

Özofagus mide duedenum grafisi (ÖMD): Ağızdan yemek borusuna verilen, röntgenle izlenen sıvı sayesinde midedeki yemek borusuna olan kaçaklar belirlenir. Bu tetkikte iki kez reflü görülmesi veya verilen sıvı yemek borusunda yetersiz şekilde ilerliyorsa hastalığın kesin tanısı konulmaktadır.

24 saat PH monitorizasyonu: Özel bir kataterin burundan mideye gönderilmesiyle, 24 saat içerisindeki kaçaklar tespit edilir. Bu testte PH değerinin 60 dakikadan fazla 4,0 ve altında kalması reflü tanısını koymaya yardımcı olur. Tanı koymak için oldukça önemli bir tetkik sayılır.

Bebeklerde Reflü

Yemek borusu monometrisi: Yemek borusunda alt kısmının yeteri kadar kasılamayıp, mide asidine engel olamadığı durumlarda, yemek borusunun basıncını ölçmeye yarayan bir testtir.

Mide boşaltım sintigrafisi: Mide boşaltımı zayıf olan hastalara uygulanan bir tetkiktir. Tetkik sayesinde mide çıkışına yapılacak işlemleri belirlenir.

Endoskopi: Yemek borusunda asit sebebiyle oluşan yanıkların teşhis edilmesi için uygulanan tetkiktir.

Bebeklerde reflünün tedavisi nasıl olur

Bebeklerde yaşanan hastalıklarda 3-4 hafta süresince mamayı dik olarak yedirme, sık ve az miktarda beslenme, koyu kıvamlı mamalar yedirme ve sırt üstü yatırma gibi tedbirler uygulanarak gelişmeler izlenir. Bu süre zarfında iyileşme gözlenmezse, mide asidini düşürecek proton pompa inhibitörü ve mide boşaltımını hızlandıracak ilaçların kullanımına geçilir. Bu ilaçlar kullanılırken, yukarıdaki tedbirlere de devam edilir. Bu uygulamalar sonunda iyileşme sağlanamazsa, laparoskopik yöntemlerle cerrahi uygulamaya geçilir.

Bebeklerde cerrahi tedavi gerektiren belirtiler nelerdir 

  • Uygulanan tedaviye rağmen, bebeğin yeterli derecede kilo alamaması.
  • Akciğer enfeksiyonlarına sıkça yakalanması.
  • Solunumda düzensizlikler ve apne nöbetleri yaşanması.
  • Yemek borusunda kanama meydana gelmesi ve beslenme yetersizliğinden kansızlık belirtilerinin ortaya çıkması.
  • Yemek borusundaki tahriş sebebiyle göğüs ağrıları yaşanması.
  • Yemek borusundaki tahrişin tıkanıklıklara  yol açması.
  • Mide fıtığı gelişmesi.
]]>
Reflü Ameliyatı https://www.reflu.gen.tr/reflu-ameliyati.html Fri, 07 Dec 2018 22:08:59 +0000 Reflü ameliyatı, ilaç tedavisi ve beslenme önerileriyle iyileşme sağlanamamış olan hastalarda uygulanması gereken cerrahi yöntemleri anlatmaktadır. Kronikleşmiş reflü sorunlarında uygulanan ameliyatlar, 20. yüzyıl Reflü ameliyatı, ilaç tedavisi ve beslenme önerileriyle iyileşme sağlanamamış olan hastalarda uygulanması gereken cerrahi yöntemleri anlatmaktadır. Kronikleşmiş reflü sorunlarında uygulanan ameliyatlar, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkmıştır. Ameliyatlar farklı yöntemlerle yapılmasına rağmen, temelde aynı amaca hizmet etmektedirler. Ameliyat öncesinde hastada PH metre, manometre, endoskopi gibi yöntemler kullanılarak reflünün derecesi, hasarın miktarı, mide fıtığının varlığı ve şikayetlerin incelemesi yapılmalıdır. Ameliyatlar açık ve kapalı yöntemlerle yapılmaktadır.

Reflü ameliyatları türleri nelerdir

Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu: Kapalı olarak yapılan bu yöntemde yemek borusunun arkasından geçirilen midenin üst bölümü, yemek borusunun alt kısmına çepeçevre sarılmaktadır. Burada midenin yemek borusunun alt ucundaki basıncı arttırması ile reflünün engellenmesi amaçlanmaktadır. Bu işlem yapılırken mide ve yemek borusundan parça almak söz konusu değildir, yapılan sadece şekillendirmeden ibarettir. Bu işlem sırasında hastaya genel anestezi uygulanarak, karın boşluğu CO2 gazı ile şişirilmektedir. Göbeğin üzerinden 1 cm bir kesi yapılarak, karın boşluğunun bir kamera yerleştirilerek alanın izlenmesi sağlanır. Ardından her biri 0,5 ile 1 cm genişliğinde olan 3-4 kesi daha yapılır. Bu kesilerden sokulan cerrahi aletler yardımıyla ameliyat yapılmaktadır. Hastada mide fıtığı oluşumu varsa öncelikle bunun tamiri yapılır.

Reflü Ameliyatı

Açık cerrahi yöntem: Bu yöntemde yapılan işlemler kapalı yöntemde yapılanlar gibidir. Karın yaklaşık 25 cm kesilerek, mide fıtığı varsa onarılır, ardından midenin yemek borusunun altından dolaştırılarak, reflünün kesilmesi hedeflenir. Üst karın bölgesine daha önce yapılmış cerrahi bir girişim olan hastalar, açık cerrahi yöntemiyle ameliyat edilirler. Bazı durumlarda ise, laparoskopik yöntemle başlanan ameliyatlar zorunlu olarak açık yönteme dönüştürülür.

Açık ve kapalı ameliyatların farkları nelerdir

Açık ve kapalı ameliyatlar aynı amaçlar doğrultusunda yapılsa da, ameliyat sonrası yaşam kalitesi birbirinden farklıdır. Kapalı yöntemde ameliyat sonrasında  hastalar daha az ağrı duyarak, 1-2 gün içerisinde  hastaneden taburcu olmaktadır. Bir hafta on gün içerisinde normal yaşama geri dönen hastalar sağlıklı bir yaşam sürebilir. Açık ameliyatlar sonrasında duyulan ağrı hem daha fazla, hem de 15-30 gün kadar sürmektedir. Hastanın normal yaşama geçiş süresi uzamakta, akciğer sorunları ve karın duvarında fıtıklaşma sorunları görülebilmektedir. Hastanın başka sağlık sorunları bulunmaması durumunda reflü tedavisinde Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu tercih edilen ameliyat yöntemidir.

]]>
Reflü Diyeti https://www.reflu.gen.tr/reflu-diyeti.html Sat, 08 Dec 2018 16:44:37 +0000 Reflü diyeti hastaların yakınmasını azaltacağı için, uygulanması önerilir. Hastalardan ilaç tedavisini desteklemek için beslenmelerine dikkat etmesi ve yaşam koşullarını değiştirmesi istenir. Diyet yaparken her y Reflü diyeti hastaların yakınmasını azaltacağı için, uygulanması önerilir. Hastalardan ilaç tedavisini desteklemek için beslenmelerine dikkat etmesi ve yaşam koşullarını değiştirmesi istenir. Diyet yaparken her yiyecek grubundan kendileri için güvenli yiyecekleri bulma imkanı olan hastalar, bu konuda bilinçlenerek sağlıklı yaşamanın önünü açabilirler.  

Reflü diyetinde tercih edilmesi gereken yiyecekler nelerdir

Meyveler ve sebzeler: Reflü hastaları için önerilen meyvelerin içerisinde en güvenli ve faydalı olanı elmadır. Elmanın taze ve kurusu, aynı zamanda suyu oldukça faydalıdır. Narenciye ürünleri asitli meyveler arasında olduğu için tercih edilmemesi gerekir. Portakal, mandalina, limon ve greyfurt bu meyveler arasında sayılabilir. Sebzeler içerisinde brokoli, havuç, kabak, fasulye, lahana, bezelye ve kızarmamış olması koşuluyla patates sayılabilir. Hastaların hiç bir sebzeyi kızartarak tüketmemesi gerekir. Haşlama, fırın ve buğulama en uygun yöntemlerdir. Sebzelerin içerisinde asit içeriği sebebiyle domates ve soğan önerilmeyenler arasında yer alır. 

Reflü Diyeti

Protein kaynakları ve et ürünleri: Hastaların yemesi gereken et ürünleri yağsız olanlar arasından tercih edilmelidir. Yağsız dana eti ve kıyması, tavuk göğsü ve balık eti kızartılmadan tüketilmesi önerilen besinlerdir. Yumurta beyazı da protein kaynağı olarak gönül rahatlığıyla tüketilebilir. Yağlı besinler midede daha fazla kaldıkları için, midede ki basıncı yükselteceklerdir. Bu sebeple reflü belirtileri tetiklenecektir. Yağlı süt ve yağlı yoğurt tüketimi de önerilmeyen besinler arasında yer alır. Daha çok probiyotik yoğurt tüketimi yapılmalıdır.

Tahıllar: Hastalar her zaman yağ oranı düşük tahıl ürünlerini tercih etmelidir. Hastalara her öğünde ekmek tüketmeleri önerildiği için, tahılları seçerken dikkatli olmaları gerekir. Ekmek tüketimi mide içerisindeki sıvıyı emeceği için, asit miktarını azaltarak reflü belirtilerine engel olmaktadır. Tahıllar içerisinde tercih edilecek olanlar, çavdar, mısır, pirinç, kepek ve bulgur içeren gıdalardır. 

Tatlılar: Bu gruptaki yiyecekler hastalar için fazla önerilmese de, az yağ içeren tatlılar, kurabiyeler, jöleler tüketilebilir. Çikolata, nane içeren tatlılardan uzak durulması önerilir. Sütlü tatlılar, baklava gibi ağır tatlıların tüketilmesi şikayetleri arttıracaktır.

Görüldüğü gibi hastaların özellikle yağlı ve asitli yiyeceklerden uzak durması gerekmektedir. Turşu, ketçap, baharat, mayonez ve ağır nitelikli sosların da tüketilmemesi gerekir. Beslenmesine dikkat eden hastaların alkol ve sigaradan uzak durması da gerekmektedir. Akşam yemeklerini hafif yiyerek, gece oluşacak rahatsızlıkların önüne geçilmelidir. Öğünlerini arttırarak, besinleri az miktarlarda ve iyi çiğneyerek tüketmelidirler. Kiloları fazla olan hastaların, kilo vermesi, tedaviyi destekleyici bir adım olacaktır. Sıkı giysileri giymemek, eğilerek yapılan işlerden kaçınmak, karın bölgesini daraltan kemerleri kullanmamak gerekir. Hastalara önereceğimiz en önemli etken, stresten mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışmaları olacaktır. 

]]>
Reflü Tedavisi https://www.reflu.gen.tr/reflu-tedavisi.html Sat, 08 Dec 2018 23:59:25 +0000 Reflü tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Tedavinin gecikmesi yemek borusunda fazla tahriş oluşturarak, alt kısmında kısalmaya sebep olacaktır. Bunun neticesinde katı besinlerin tüketimi yapılamayacaktır. Ha Reflü tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Tedavinin gecikmesi yemek borusunda fazla tahriş oluşturarak, alt kısmında kısalmaya sebep olacaktır. Bunun neticesinde katı besinlerin tüketimi yapılamayacaktır. Hastalığın belirtilerini takiben, yapılacak olan teşhisin ardından tedavi yollarının uygulanması gerekir.

Reflü tedavisinde uygulanan yöntemler nelerdir

İlaç tedavisi ve beslenmenin düzene sokulması: Mide asidinin düzenlenmesi için kullanılması gereken ilaçların ihmal edilmemesi gerekir. İlaç tedavisinin yanında asitli yiyeceklerin yenmemesi, mideyi tıka basa doldurmamak, yemeklerden hemen sonra yatmamak tedaviyi destekleyecek davranışlardır. Bunların dışında dar giyeceklerden kaçınmak, uyku esnasında uygun yastıkları kullanmak şikayetleri azaltacaktır. İlaç tedavisine devam edildiği sürece şikayetlerin ortadan kalktığı görülse de, ilaç kullanmayı bırakanlarda şikayetler yeniden nüksedecektir. Çünkü ilaç tedavisi mide kapakçığını tedavi etmemektedir. Burada amaçlanan mideden yemek borusuna giden asit miktarını azaltmaktır. İlaçların uzun süre kullanımı kişilerde başka sağlık sorunlarına sebep olacağı için, hastaların dikkatli kullanmasını tavsiye ederiz.

Ameliyatsız uygulanan endoskopik yöntemler: Çok yaygın bir tedavi yolu olmasa da, bu yöntem ağızdan girilerek oluşmuş olan komplikasyonların tedavi edilmesi amacını taşımaktadır.

Reflü Tedavisi

Laparoskopik cerrahi tedavi: Uygulanan diyet ve ilaç tedavilerinden sonuç alınamayan hastalarda, kesin etkili olan  laparoskopik cerrahi yöntemin uygulanması tercih edilir. Laparoskopik Nissen olarak ta bilinen bu yöntemde, karından 0,5 ve 1,0 cm'lik noktalardan girilerek, özel aletler yardımıyla hastadaki oluşumların tedavisi yapılır. Kapalı olarak yapılan bu yöntemde, öncelikle mide fıtığı varsa bu onarılır. Hastada 360 derecelik veya 270 derecelik anti-reflü düzeneği oluşturularak , gıdaların mide içerisine itilmesi sağlanır. 35-40 dakika süren ameliyattan bir gün sonra, evindeki normal yaşantısına dönebilir. Bir hafta sulu ve yumuşak gıdalarla beslenmesi gereken hastalar, ikinci haftadan itibaren yemeklerini yavaş yeme dışında herhangi bir kısıtlamaya girmezler. 

Cerrahi tedavi: Gerçek anlamda reflü tedavisi sağlayan tek yol olarak bilinen yöntem, açık olarak yapılır. Yemek borusunda ileri derecede hasar oluşmuş kişilerde ve ilaç tedavisinin etkisiz kalması durumunda düşünülmesi gerekir. Ameliyatta yemek borusunun mideyle birleştiği yere yeni bir kapak yapılması hedeflenir. Midenin geniş bir bölümü yemek borusunun etrafına sarılarak, iyice tutturulur. Kişide mide fıtığı da gelişmişse, fıtık deliği tamir edilir. Mide fıtıklarının ameliyat dışında tedavisi bulunmamaktadır. % 90 oranında başarı sağlanan yöntemde, başarı sağlanamayan hastalarda ilaç tedavisine devam edilir. Ameliyattan sonra hastalarda görülen yutma ve geğirme problemleri 3-6 ay içerisinde iyileşme gösterir. Bir haftalık istirahat sonunda hastaların normal hayatına dönmesi mümkün olmaktadır.

Radyofrekans ve Endoskop yöntemi: Yemek borusunun mideye açılan kısmının daraltılması esasına dayanan radyofrekans yöntemi ve endoskop kullanılarak mide kapacığının dikilmesi yöntemi henüz yeni uygulanan yöntemler arasında yer alır.

]]>
Reflü Belirtileri https://www.reflu.gen.tr/reflu-belirtileri.html Sun, 09 Dec 2018 06:56:23 +0000 Reflü belirtileri, hastalarda atipik ve tipik özellik göstererek görülmektedir. Belirtiler çok geniş bir alana yayıldığı için, etki alanına göre sınıflandırılabilir. Herkesin dönem dönem reflü belirtilerini ya Reflü belirtileri, hastalarda atipik ve tipik özellik göstererek görülmektedir. Belirtiler çok geniş bir alana yayıldığı için, etki alanına göre sınıflandırılabilir. Herkesin dönem dönem reflü belirtilerini yaşaması olasıdır. Mide asidini düzene sokan ilaçların kullanılmasıyla düzene girecek olan şikayetler, ilaçların kullanıldığı sürece hissedilmeyecektir. Hastalar bu belirtilerden rahatsız olduğu için, tedavilerini aksatmamaktadır. Cerrahi girişimin hastalığın ilerlemiş dönemlerinde tercih edilmesi sebebiyle, ilaç tedavisine devam eden hastalarda genellikle daha az başvurulur. Hastalık bazı durumlarda astım ve üst solunum yolu hastalıklarıyla bir arada görülebilir. Buna sebep olan, geriye kaçan mide içeriğinin solunum yollarına zarar vermesidir. Bu hastalarda görülen atipik belirtilerin yanında tipik belirtilerin görülmemesi hastalığın yıllarca gizli kalmasına sebep olabilir.  

Gastroözofageal reflü rahatsızlığında görülen tipik belirtiler nelerdir

  • Yemeklerden sonra hissedilen mide ekşimeleri en sık rastlanan belirtiler arasındadır.
  • Ağzın içerisine acı suların ve besin artıklarının gelmesi.
  • Yemek borusu hizasında, göğüs kemiği arkasında yanma hissedilmesi.
  • Göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısı çekilmesi.
  • Midede şişkinlik ve öksürük.
  • Yutkunma zorluğu ve boğaz ağrısı hissedilmesi.

Reflü BelirtileriLaringofaringeal reflü rahatsızlığında görülen atipik belirtiler nelerdir

  • Boğazda yanma ve yabancı madde hissi duyulması.
  • Sürekli tekrarlayan boğaz iltihapları.
  • Ses kalitesinde değişme ve kısıklık görülmesi.
  • Diş çürümeleri ve ağız kokusu yaşanması.
  • Astım ve öksürük nöbetleri görülmesi.
  • Kronik farenjit, sinüzit gibi hastalıkların görülmesi. 
]]>
Reflü Nedir https://www.reflu.gen.tr/reflu-nedir.html Sun, 09 Dec 2018 20:50:54 +0000 Reflü nedir, Mide içeriğinde bulunan asit, safra ve pankreas sıvısının yemek borusuna gelmesi ve bölgeyi tahriş etmesi sebebiyle oluşan bir mide hastalığıdır. Reflü, Her yaştan insanı etkisi altına alabilir. Alk Reflü nedir, Mide içeriğinde bulunan asit, safra ve pankreas sıvısının yemek borusuna gelmesi ve bölgeyi tahriş etmesi sebebiyle oluşan bir mide hastalığıdır. Reflü, Her yaştan insanı etkisi altına alabilir. Alkali özellikteki bu sıvılar asitli özellikleriyle, yemek borusuyla uzun süre temasta bulunarak bölgeyi tahriş etmektedir. 

Bu hastalığı yaşayan kişilerde genellikle yemeklerden sonra ağıza besin artıkları ve acı su gelir. Bunun yaşanmasının sebebi, mide ile yemek borusunun irtibatını sağlayan kapakçığın görevini yapamamasıdır. Bu kapağın görevi, midede bulunan içeriğin yemek borusuna geçişini engellemektir. Hastalarda bu mekanizma gevşeyerek, sorunlara neden olmaktadır. Bu mide fıtığı ile birlikte yaşanabilen bir durumdur. Midede bulunan bozukluklar ve yemek borusunun sorunları hastalığı tetikleyebilir. Bu hastalığın belirtileri çok geniş alanda görülebilir.

Reflü belirtilerinin sınıflandırılması

  • Gastroözofageal reflü olarak bilinen mide ve bağırsak sistemi ile ilgili tipik belirtiler.
  • Laringofaringeal reflü olarak bilinen atipik belirtiler

Atipik belirtilerin daha çok görüldüğü hasta grubunda tipik belirtiler görülmeyebilir. Kulak, burun, boğaz hastalıklarından şikayetçi olanlarda atipik reflü belirtilerinin görülmesi mümkündür. 

Reflü Nedir

Tipik belirtiler nelerdir

  • Özellikle göğüs kemiği arkasında yanma hissedilmesi
  • Ağıza gelen acı su
  • Ağıza besin artıklarının gelmesi
  • Hazımsızlık, şişkinlik ve geğirme
  • Yutma sorunları, yemek borusunda takılma hissi 

Atipik belirtiler nelerdir

  • Kalpte çarpıntı ve baskı hissedilmesi.
  • Nefes darlığı çekilmesi.
  • Ses kısılması
  • Öksürük nöbetleri, özellikle gıcık tarzında öksürük.
  • Ağız kokusu çekilmesi.
  • Astım rahatsızlığı.
  • Dişlerde yaşanan çürükler.
  • Yutakta yutma güçlüğü, farenjit ve sinüzit sorunlarının bulunması

Yukarıdaki belirtilerin yaşanması durumunda endoskopi yapılarak teşhis konulmaktadır. Teşhisin ardından ilaç ve cerrahi yöntemler kullanılarak hastalığın tedavisine başlanmalıdır. Geciken tedavilerde yemek borusunun kısalması ve işlevini yerine getirememesi gibi durumlar yaşanabilir. Katı gıdaların tüketilmesini engelleyen bu durum, hastalar açısından iyi olmayacaktır. 

]]>
Reflü https://www.reflu.gen.tr/reflu.html Mon, 10 Dec 2018 09:39:02 +0000 Reflü, yenilen besinlerin mideden geri boğaza kaçarak gelmesine denir. Yenilen besinin geri boğaza gelmesi, boğazı tahriş eder ve faranjit gibi boğaz hastalıklarına neden olabilir. Bu durumun fazla yaşanması yemek borusunu Reflü, yenilen besinlerin mideden geri boğaza kaçarak gelmesine denir. Yenilen besinin geri boğaza gelmesi, boğazı tahriş eder ve faranjit gibi boğaz hastalıklarına neden olabilir. Bu durumun fazla yaşanması yemek borusunu tahriş eder ve yemek borusu korunmaz hale gelir. Bunun sebebi mideden geri ağza gelen mide içeriğinin asitli olmasından kaynaklıdır. Yetişkin insanların yaklaşık %20’sinde reflü hastalığı görülebilir.

Reflü Belirtileri Nelerdir

  • Mide ve göğüs bölümünde yanma hissi
  • Ağza acı, ekşi tatlarda sıvı gelmesi
  • Mide ekşimesi
  • Yenilen yemeğin ağza geri gelmesi
  • Ses kısılması
  • Ağız kokusu
  • Kuru öksürük
  • Diş sararması ve diş çürümesi
  • Kronik sinüzit

Reflü Tanısı Nasıl Konur

Reflü tanısı için kullanılabilecek birçok yöntem vardır fakat en sık kullanılan 3 yöntem vardır. Bu 3 yöntem: gastroskopi, endoskopi ve manometredir. Gastroskopi yöntemi, ince bir aletle boğazdan girip yemek borusu, onikiparmak bağırsağı ve mideyi incelemektir. İncelemede en önemli ölçüt, reflü hastalığının evresi ve incelenen kısımların zarar görüp görmediğidir. Endoskopi yöntemiyle ise mide kapağının durumu, mide yüzeyindeki rahatsızlıklara bağlı olarak reflü tanısı konulmaktadır. Manometre yöntemi ise yemek borusuna yapılan basit yutkunma testidir. Bu test sonrasında kişinin reflü olduğu veya olmadığı belirlenir.

Reflü

Reflü Nasıl Tedavi Edilir

Reflü süreci, reflü evresi gibi etkenlere bağlı olarak tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Reflü, 2 çeşit yöntemle tedavi edilebilmektedir. Bunlardan ilki ilaç tedavisidir. Diğer yöntem ise cerrahi müdahaledir. Eğer reflü, yeni başlamış veya çok düşük seviyedeyse ilaç tedavisi yapılmaktadır. İlaç tedavisindeki amaç, yemek borusunda oluşan tahriş veya zararı gidermek ve mideyi kontrol altına almaktır. Eğer kronik bir reflü etkeni varsa, ilaç kalıcı bir çözüm sağlamamaktadır ve bu durumlarda cerrahi tedavi önerilmektedir. Çünkü ilaç tedavisi ile sadece boğazdaki tahriş azaltılmaktadır ve mide kapağındaki problemi halletmez.

Cerrahi tedavi yöntemi ile reflü hastalığında kesin sonuç sağlanır. Çünkü cerrahi müdahale sonrasında mide kapağındaki bozukluk giderilmektedir. İlaç kullanımını gerektirmeden hızlı bir sonuca ulaşmak için cerrahi tedavi yöntemi daha çok tercih edilmektedir.

Reflü Tedavi Edilmezse Ne Olur

Erken tanı konup, erken tedavisi uygulanırsa hiçbir risk taşımaz. Reflü, tedavi edilmemesi durumunda ciddi problemler ortaya çıkmaktadır. Bunlardan en önemlisi halk arasında gırtlak kanseri olarak adlandırılan yemek borusu kanseri olma riskini artırmaktadır.

Reflüye Karşı Alınabilecek Önlemler Nelerdir

  • Öncelikle her hastalıkta olduğu gibi stresten kesinlikle kaçınılmalıdır.
  • Yatarken başın yüksekte olduğuna dikkat edilmelidir. Yüksek yastık kullanılabilir.
  • Aşırı yemek yemekten uzak durulmalıdır.
  • Yiyecekler, iyice çiğnendikten sonra yutulmalıdır.
  • Az miktarda sık yemek yenilmelidir. (2 öğünde aşırı yemek yerine, 5 öğünde yemek yiyiniz.)
  • Yağlı yemekleri az yemeye çalışın.
  • Baharatlı yiyeceklerden ve turşu, sirke gibi midede yanma yapacak yiyeceklerden uzak durun.
  • Kola, çay, kahve, gazoz ve alkol gibi asitli içecekler ve kafein içeren içeceklerden kaçının.
  • Sigara gibi nikotin zararı alan tütünlerden kaçının.
  • Bunlar haricinde dar giysiler giymek yerine, daha rahat giysiler giymenizi tavsiye ederiz.
]]>